İsviçre'deki haber kaynağınız.

Çocuk,

  • Çocuğunuz Ergenliğe Adım Atıyor. Hazır mısınız?

    Dr. Meral Acar

    Çocuk, Ergen, Aile Psikoloğu ve Danışmanı

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

    структура функционирования рынка Çocuğunuz Ergenliğe Adım Atıyor. Hazır mısınız?

     

     

    Çoğu ebeveynin korktukları gün geldi. как сделать узел на крючке для вязания “Çocuğunuz Ergenlik Çağına giriyor!”

    Anne ve baba olarak bu döneme ne kadar hazırsınız? Neleri bilmeniz gerekiyor? Neleri yapmalı, neleri yapmamalısınız?

    Kimi zaman ebevenynler ergenle, сколько варить куриную грудкув пароварке “Genç, kanı damarda durmaz“enerji dolu, güçlü ve cesur anlamında gurur duyarlar. Kimi zaman ise onlara; “ http://azov-yaseni.ru/websitemap/karta-ostrovov-sankt-peterburga.html карта островов санкт петербурга Günümüzde gençlerin akılları bir karış havada, dünya umurlarında değil“diyerek onları sorumsuz ya da naif bulurlar.

    Ergenlik dönemi hem ebeveyn hem de ergen çocuk için zor bir dönemdir. Anne-baba olarak, çocuklarımızın bu dönemde ne tür ilgi ve ihtiyaçları olduğu hakkında bilgi sahibi olmazsak, kendi açımızdan da bu dönemi zor geçirebiliriz. Eğer ebeveynler http://upsourceasia.com/disqusion/lyubov-ne-ponimaet-slov-akterskiy-sostav.html любовь не понимает слов актерский состав “Ne oldu bizim kızımıza/ oğlumuza?“ diye sormak yerine http://yourmobilemarine.com/images/gps-treker-dlya-mashini-bez-sim-karti.html gps трекер для машины без сим карты “Çocuğumla nasıl iletişim kurmalıyım?“ sorusu ile düşünüp hareket ederlerse işinlerini daha da kolaylaştırmış olurlar.

    Çocuklarınızın hayallerini, düşüncelerini, ümitsizliklerini ya da neleri beğendiklerini ve sevdiklerini anlamanız için onlarla empati kurmanız çok önemlidir. Onları yargılamadan, suçlamadan hoşgörü ile yaklaşmanız, temel olarak önem vermeniz gereken ilişki biçimlerinden biri olmalıdır.

    Ergenlik döneminde, hormonal değişiklikler nedeniyle çocukların vücutlarında çok hızlı büyümeler olur. Bedende, özellikle de kol ve bacaklarda hızlı gelişmeler gözlenir. Çoğu zaman ebveynler “Bu çocuk sakar oldu artık“ diyerek kızarlar. Aslında, hızlı büyümeden dolayı el ve kol koordinasyonunu iyi yapamazlar ve sık sık birşeyler düşürüp kırabilirler. Bu durum gayet normaldir.

    Ergenlik, fiziksel değişikliklerle beraber zihinsel ve sosyal değişiklikleri de kapsar. Bu dönem çocukluktan çıkma, yetişkinliğe geçme dönemidir,

    Duygusal gel-gitler olması, öfke, coşku ve heyecanların çok yüksek yaşanması, duygulara ayar konamaması, bu dönemde en çok rastlanan durumlardır. Toplumda, ergenlerin bu duygularını kontrol etmeleri beklenir. Oysa gençler, duygularını kontrol etmeyi deneyimsel olarak öğrendikleri dönemlerindedirler.

    Peki ergenler bu dönemde sizden ne duymak ya da ne yapmanızı isterler?

    http://MenWorldHK.com/wp-content/katalog-filmov-2017-boeviki.html каталог фильмов 2017 боевики Farkedilmeyi beklerler: Ebeveynleri tarafından önemli olduklarının onaylanması onlar için önemlidir. Okulda yapılan bir konser, futbol ya da voleybol maçı sonrasında, maçı kazansalar da kazanmasalar da, onlarla gurur duyduğunuzu ifade etmeniz yerinde olur.

    warcraft на развитие карты скачать Dürüstlük beklerler ve saygı duyulmasını isterler: Dürüst ve samimi olmanız onlar için önemlidir. Yeri geldiğinde, eğer hatalı iseniz, “Haklısın ben hatalıyım“ demeniz ergen için önemlidir. Bu onunla samimi ve dürüst iletişim kurmanızı sağlar. “Bilmiyordum, özür dilerim“ diyebilmek, onlara yanıldığınızı göstermek zor olabilir ancak bu şekilde onlara elinizden geldiğince doğru olanı yapma isteğinizi göstermiş olursunuz. Her ne kadar bu dönemde sizin hayatınızı yargılar ve uzak durur gibi görünseler de, aslında neler yaptığınızı yakından takip ederler.

    где находится фильтр кондиционерана приоре Yaptıkları iyi şeylerin övülmesini beklerler: Fakat hata yaptığında ona hata yaptığını da söylemeniz yerinde olacaktır. Ergenlerin, hayatlarında vazgeçilmez rehberlere ihtiyaçları vardır. Onlara yol göstermek her anne ve babanın görevidir. Bunu yaparken yapmaları gerekenleri dikte eder gibi değil, dinleyerek, anlayarak, sabırla yaklaşmak daha doğru olacaktır.

    цитаты на английском для подростков Anne-baba tarafından dinlenilmek isterler:  Bireylerin gelişiminde bireysel farklılıklar olduğundan dolayı, her ergende bireysel farklılıklar olması beklenir. Kimisi içe dönük, kimisi ise çok konuşkan ve dışa dönük olabilir. Eğer onun sizinle konuşma isteğini fark edersiniz, işinizi gücünüzü bırakın ve ona zaman ayırıp onu dinleyin. Konuşma isteğinin onlar tarafından gelmesi iletişimi daha kolaylaştırabilir. Onlara ne yapması ve ne karar alması gerektiği konusunda yol gösterebilirsiniz. Ancak onları yargılamamaya ve kişiliklerine yönelik eleştiriler yapmamaya özen gösterin. Bu yaklaşım şekli aranızdaki iletişimi destekler.

    http://royaltycosmetic.web.id/content/slomali-chemodan-v-aeroportu-chto-delat.html сломали чемодан в аэропорту что делать Sorumluluk almak isterler: Hayatını kendi eline almak için kendini bir yandan sizden uzak tutmaya çalışan ergenler, günlük yapılması gereken ev işlerine; mesela bulaşık ve çamaşırların yıkanması, ütü ve temizlik yapılması gibi işlerle yaşam becerilerini geliştirebilirler. Diğer yandan duygusal veya sosyal olarak yaşadıkları problemleri kendilerinin çözmesi için onları cesaretlendirebilir, yanlarında olabilirsiniz. Ancak sorunları çözmeye calışırken çevrelerine ve özellerin girmemeye özen gösterin. Bu şekilde çocuklarınıza güvendiğinizi gösterebilirsiniz.

    Ergenlik dönemine geçiş yapan çocuğunuzun; “Ben kimim?, Toplumdaki yerim nedir?, Hangi mesleği seçmeliyim?“ gibi sorularla meşgulken, kendi iç dünyasındaki iniş çıkışlarla ve sorunlarla başedebilme çabası içinde olduğu zor bir dönemden geçtiği de unutulmamalıdır.

    Anne ve babalar, ergenlik dönemindeki çocuklarının hayatlarına, sevgi, sabır, anlayış ve hoşgörüyle eşlik etmeye özen göstermelidiriler.

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • Çocuğunuz Pasif Olmasın

    Dr. Meral Acar

    Çocuk Psikoloğu

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

     

    Çocuk daha doğduğu andan itibaren dış dünya ile ağlayarak ilk iletişimine başlamış olur. Daha sonrasında da dokunma duyusu ile iletişim dünyasını keşfetmeye devam eder. Zamanla çocukta dil ve zeka gelişimi ile beraber düşünce ve kendini ifade etme yeteneği de gelişir. Artık çocuk iletişim dünyasında tecrübelerini yapar, bunu yaparken de en çok da yakın çevresini, anne ve babasını kendine örnek alır. Böylece nelerin doğru nelerin yalnış olduğu öngörüleriyle ile birlikte kendi duygu ve düşüncelerini de geliştirir.  Çevresini iyi tanıyabilen, değerlendirebilen çocuk kendi duygu ve düşüncelerini de iyi bir şekilde analiz edip, kendini geliştirebilir. Bu da onun öz güveninin oluşumunda önemli bir adımdır.

    Kendi doğrularını ve yanlışlarını iyi ayırdedebilen çocuk, duygularını kontrol etmeyi de başarabilir. Çocuğun ailede edindiği tecrübeler bu bakımdan önemlidir. Ailede yaşanılan olumlu ya da olumsuz durumlar çocuğa anlatılabilinmelidir.  Belirsizlik, kaygı ve korku olan bir aile ortamında çocuk da kaygılı ve kendini huzursuz hissedecektir.

    Türkiye`den Gelişim Psikolojisi’nde uzmanlığımı yapmak üzere Almanya`da görevlendirilmiş bir araştırmacı olarak ilk gözlemlediğim bir davranışı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bahsettiğim davranış, yetişkinlerin çocuklarla konuşurken eğilip çocuklarla aynı göz hizasında konuşmalarıydı.

    Bizim toplumumuzda büyükler genellikle çocuklara yukarıdan bakarak onlara birşeyler öğretmeyi uygun bulurlar. “Ben büyüğüm sen küçüksün“ mesajı vererek araya hep mesafe koyarız. Ondan sonra da “çocuğumuz bizi iyi dinler ve iyi öğrenir“ şeklinde düşünürüz.

    Buralarda çocuklara verilmek istenen mesajlarda ise, önce aradaki mesafe kaldırılarak aynı göz seviyesinde olunur, daha sonra da çocuklarla iletişime geçilir. “Ben senden büyüğüm, ben sana birşeyler öğreteceğim“  yerine, “Seninle aynı seviyede seni dinlemeye hazırım, seninle şimdi konuşabiliriz“ mesajı verilir. Yani çocuk adam yerine konulur!

    Çocuklarımızla iletişime geçmek için gerekli ortam sağlanmadan onlardan birşeyler beklemek ne kadar gerçekçi olur? Çocuklarımızın adam yerine konulmaları demek, koşulsuz sevgi ile onlara değer verdiğimizi, onların bize söyleyeceklerinin önemli olduğunu, yani onların bizim için önemli olduğunu ortaya koyuyoruz.

    Peki çocuklarımızın özgüveninin gelişmesi için neler yapabiliriz ?

    Öncelikle çocuklarımızın neleri yapabileceğini tanıyıp onları ona göre cesaretlendirebiliriz. Bununla birlikte başladıkları işleri bitirmelerini, kendi sınırlarını tanımalarını sağlayabiliriz.

    “Yaparak ve yaşayarak“’ ı herzaman için en etkili öğrenme metodu olarak kabul ediyoruz. Gereksiz kısıtlamalardan uzak, çocukların doğal olarak getirdikleri araştırma ve öğrenme yetenlerini kullanmalarına izin vererek buna yol verebiliriz. “Aman üstünü kirletme çocuğum!“ türünden söylemlerle sınırlar getirmeden onlara en büyük iyiliği yapmış oluruz aslında. Sonuçta kirlenen kıyafetler çamaşır makinasında yıkanabilir.

    Çocuklarınızla parka ya da ormana yürüyüşe çıktığınızda, onların oralarda ya solucan ve salyangozlarla ya da dal ve kozalaklarla kendilerine birer oyun kuracaklarını görecekesiniz. Onların evde televizyon karşısında oturan çocuklar olması yerine, doğa ile iç içe keşifler yapan, maceralar peşinde koşan çocuklar olmasına izin verin.

    Çocuklarda ve gençlerde özgüvenin gelişmesi uzun bir süreçtir. Özgüven ancak onlara sevgi ve saygı çerçevesinde değer verilerek, güvenli bir aile ortamı sunulmasına özen gösterilerek, onları yapıcı ve yönlendirici olmaya gayret edilerek gelişir.

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • Mükemmel Çocuk Yetiştirmek

    Meral Acar- www.haberpodium.com

    Dr. Meral Acar

    Çocuk Psikoloğu

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

    http://reddevilpress.com/awstats/igri-pro-skachat-torrent.html игры про скачать торрент Mükemmel Çocuk Yetiştirmek

     

    Anne ve babalar çocuk yetiştirirken, kendi yapmak isteyip de yapamadıklarını kendi çocuklarının yapmasını beklerler ve bununla ilgili birçok istek, hayal ve beklenti içerisinde olurlar.

    Aslında bu düşüncelerle hayaller kurmak oldukça doğal bir yaklaşımdır. Fakat çocuk sahibi olmak istemekle bir ürün sipariş yapılamayacağının farkında olması gereken anne ve babaların, dünyaya gelecek olan insan yavrusunun kendi iç donanım, yetenekleri ve farklılıkları ile geleceği üzerinde çok fazla düşünmezler. Burada dikkat edilmesi gereken, bu güzel düşünce ve hayalleri kurarken büyük beklentiler içerisinde olmamak, aşırıya kaçmamaktır. “Biz okuyamadık, çocuğum okusun, en iyi okulları kazansın“ gibi kendi yapamadıklarını çocuklarından bekleyen anne ve babalar, yaptıkları hataların çocukları tarafından yapılmaması beklentisi içerisinde de olurlar.

    Her birey, kendi aile ortamında, anne ve babasının doğru olarak bildiği ve inandığı eğitim anlayışı içinde büyür. Örneğin anne ve baba “mutlaka hukuk fakültesine gidecek“ şeklinde çocuğa ısrar ederlerse, belki çocuk o bölüme gidebilir. Ancak çocuğun severek yapacağı, başarabileceği ve sonunda mutlu olacağı bir mesleğe yönlendirilirmesi anne ve babanın görevidir. O halde çocuk, anne ve babasının yapmak isteyipte yapmadığını değil de, kendi yapmak istediğini yapmalıdır. Çocuk sahibi olmak, onları okutmak, büyütmek ve yetiştirmek, meslek sahibi olmalarını sağlamak, evlendirmek, uzun bir süreç ve oldukça emek dolu bir zaman dilimidir.

    Isvicre'de egitim, cocuk egitimi - www.haberpodium.comAtasözümüzde de olduğu gibi “Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş“ misali, anne ve babalar çocuklarının ilk doğduğu zamanlarda, onların eşsiz, güzel, zeki, belki de üstün yetekli olduğu gibi düşüncelere kapılabilirler. Anne ve babaların hayalleri çocukları büyüdükçe birbirini tutmayabilir. Bu durumda bazı gerçekleri kabul etmeleri gerekebilir. Örneğin çok dışa dönük, konuşkan ve girişken bir babanın çocuğu daha sakin yapılı, babaya göre belki “pısırık“ gelebilecek kadar farklı olabilir. Bu durumda anne ve baba çocuğunu doğmadan önceki kurduğu hayalindeki kalıplara sokmaya çalışması, aralarındaki ilişkiyi zora götürebilir.

    Önceleri Anne ve babaların çocuklarını daha çok sınırlayan, kısıtlayan, daha çok anneye babaya bağlı olsun gibi sıkı disiplinli yaklaşımlar hakimken, günümüzde anne ve babalar; “çocuğum daha çok özgür olsun, kendine güvenen olsun, kendi ayakları üzerinde durabilsin“ gibi yaklaşımların olduğu görülmektedir. Anne ve babalar çocuklarını kendi hayallerindeki kalıba sokmaktan vazgeçtiklerinde, çocuk ile daha sağlıklı bir iletişime geçebilmekte ve çocuğun hayatına yön vermede çok daha başarılı oldukları gözlemlenmektedir.

    Burada dikkat edilmesi gereken şey, özgürlük ve özgüven ile kendi başına bırakılma durumu arasındaki farkı gözden kaçırmamaktır. Kendine saygısı ve özgüveni olan, başkalarına saygılı, sınırlarını tanıyan, hak, adalet, doğruluk gibi değer yargılarına sahip bireyler yetiştirmek anne-babaların çocuklarına kazandırması gereken temel özellikler olmalıdır.

    Çocuklara sorumluluklar verilmesi ve kendine yetebilme duygusunun geliştirilmesi önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken şey, çocuğu büyük bir yük altına sokmadan, yapabileceği ve başarabileceğine inandığınız konularda karar almasını sağlamaktır. İyi ve başarılı deneyimler edinmesini sağlamak, çocukların kendine yetkinlik duygusunun gelişmesinde gerekli tecrübelerdir.

    Çocuklara, ailede değerli olduklarını, aile içinde alınacak kararlarda onların da düşüncelerini alarak ailede var olduklarını hissettirmek çok önemlidir. Ailede sevilen ve değerli olduğunu hisseden çocuk, ileride içinde yaşadığı toplumda da kendini özgüvenli ve değerli hissedecektir.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE