http://azov-yaseni.ru/websitemap/karta-ostrovov-sankt-peterburga.html карта островов санкт петербурга                    

http://upsourceasia.com/disqusion/lyubov-ne-ponimaet-slov-akterskiy-sostav.html любовь не понимает слов актерский состав İsviçre'deki haber kaynağınız.

Bern ,

  • Malulen Emeklilik Kurumunda Yeni Kısıtlamalar Tehlikesi

    Haşim Sancar

    Pro Infirmis Bern şehri yöneticisi

    Bern Çevresi Engelliler Konferansı Yönetim Kurulu Üyesi

    Bern Kanton Milletvekili

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

    структура функционирования рынка Malulen Emeklilik Kurumunda Yeni Kısıtlamalar Tehlikesi

     

     

    Daha önceki yazılarımda, engelli kişilerin durumu ve malulen emekli kurumu ile ilgili bazı konulara değinerek, gelecekteki bir takım olumsuz gelişmelere parmak basmıştım. Bu konular ne yazık ki son dönemlerde somutlaşmaya başladı.

    Malulen Emekliler (IV) Kurumu, 2011 yılında revize edilirken (6a Revizyonu), bütçesinde her sene artarak çıkan 11 milyar franklık açığı kapatmak için birçok kısıtlamalara yönelmişti.

    Bunlardan biri de 12‘500 kişinin malulen emeklilik maaşının kesilmesi ve 2018’e kadar iş alanına dönmeleri kararının alınması idi. Ne yazık ki tüm girişimlere karşın, işverenlerin engeli olan insanları işe almaları için kontenjan ayırmaları Parlamento tarafından kabul edilmemişti.

    İşe dönme projesi fiyasko ile sonuçlandı

    Gelinen süreçte “işe dönme projesi”, bu konuda tecrübe sahibi kişilerin korkularını kanıtlayarak, başarısızlıkla sonuçlandı. 25 Ocak 2017 tarihinde IV Kurum şefi Stefan Ritler, televizyonda (SF1, 10vor10) insanları tekrar iş hayatına döndürme konusunda başarısız kaldıklarını itiraf etti. Ritler, bu işi tek başlarına başaramayacaklarını özellikle vurgularken, bir yerlere mesaj veriyordu. Kâr amaçlı serbest piyasada, işverenlerin engellilere kontenjan ayırması yasa ile zorunlu kılınmazsa, sermayeye karşı bir engeli olan insanların iş bulmada pek şansları yok demek istiyordu Ritler. Elbette tek tek duyarlı ve sosyal düşünen işverenler bulunmakta. Ancak kapitalizmde iyi niyet maalesef yeterli olmuyor.

    Malulen emekli kurumu (IV) borcunu ödüyor

     

    Malulen emekli kurumu (IV), açığını kapatmada oldukça iyi bir yol aldı. 2005’ten beri malulen emekli maaşı alan insanların sayısında her yıl bir düşüş söz konusu. Malulen emeklilik kurumunun (IV) emeklilik kurumuna (AHV) olan 11 milyar Frank borcu, planlandığı gibin 2030’a kadar ödenmiş olacak. Bilindiği gibi, bu açığı kapatmak için 2017 sonuna kadar her sene katma değer vergisinden (Mehrwertsteuer) yüzde 0,4 (0,4%) oranında, yani bir milyar frank civarında IV’ya pay aktarılmakta. Bu pay 2018’den itibaren gelmeyecek maalesef. Buna rağmen, IV borçlarını ödeyip, ekonomik olarak iyi bir perspektife sahip olacak.

    Sağ partiler ve işverenler kısıtlamalar için kolları sıvıyorlar

    Tüm bunlara karşın, hiç de gerek olmaksızın, sağ ve liberal partiler engelliler alanında kısıtlama yapmada hızlarını durdurmayıp yeni kısıtlamalara yöneliyorlar. Komisyonda, politikacılar ve işveren çevreleri bu anlamda şimdiden tartışmalara başladılar. Son seçimler sonucu ulusal Parlamento’nun sağa kayması, ne yazık ki bu alanda da yine kısıtlamalara gidileceğine yönelik işaretler vermekte. Şimdiye kadar yüzde 70 oranında engelliliği olan birisi, tam malulen emeklilik maaşı alıyordu. Bu oran yeni bir düzenleme ile yüzde 80’e çıkarılmak isteniyor.

    30 yaş altındakilere malullük maaşının kaldırılması

    En acımasız öneri işverenler tarafından getirilmekte. Buna göre, doğumdan itibaren engelli olanlar dışındaki 30 yaş altındakilere malulen emeklilik maaşı verilmemesi ve sadece geçici bir süre için günlük para (Taggeld) verilmesi isteniyor. Bu da 30 yaş altındaki engellileri sosyal yardıma mahkûm etmek anlamına geliyor. Tekrar iş hayatına geçme (Eingliederungsmassnahmen) alanında da kısıtlamalara gidilmesi önerilmekte.

    Sağ partiler çocuk maaşlarına göz dikiyorlar

    Malulen emeklilerin çocuğuna da,18 yaşını bitirene kadar (eğitimde olanlar için 25 yaş sonuna kadar) aldıkları maaşın yüzde kırkı kadar çocuk aylıkları veriliyor. Sağ ve liberal parti milletvekilleri bu maaşların çok yüksek olduğunu ve çalışan kesimin aldığı 200 frank çocuk parası ile karşılaştırıldığında bir haksızlık teşkil ettiğini belirterek, bu meblanın düşürülmesi gerektiğini belirtiyorlar. Ayrıca belirtmekte yarar var: Ortalama yaşama oranının yükselmesi ile birlikte, erkeklerin ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olmalarında artış görünüyor. Normal emeklilikte de (AHV) bu babalar çocukları için maaş alabilmekteler. Bu durum, normal emeklilikte (AHV) tartışma konusu.

    Yol paralarının kesilmesi de yolda görünüyor

    Sağlık tedavileri ve meslek hayatına yeniden dönmek için (Eingliederungsmassnahmen) herhangi bir işyerine gidiş gelişlerdeki ödenen yol paraları da bazı çevrelerin gözüne batmış olacak ki, bunlarında kısıtlanması gerektiği savunuluyor.

    Engelliler iş görüşmelerine çağrılsın

    Gerekli olmadığı halde, tartışılan tüm bu kısıtlamalara karşı, Pro Infirmis’in de üyesi olduğu, engelliler alanındaki çatı kurumu “Inclusion Handicap”, direniş göstermekte. Inclusion Handicap, özellikle tekrar işe dönme konusunda, işverenlerin engellileri işe alması için uğraş vermesi gerektiğini belirtiyor.

    Bilindiği gibi, toplu göçe karşı inisiyatifinin yasalaşması ile birlikte, herhangi bir iş yerinde boş bir kadro olduğunda, önce İsviçre’de yaşayan işsiz birisinin işçi bulma kurumları (RAV) aracılığı ile iş görüşmesine çağrılması öngörülüyor. “Inclusion Handicap”, engellilere de iş alanında bir şans verilmesi için, bu görüşmelere engellilerin de çağrılması gerektiğini belirtiyor.

    Anlayacağınız, engelliler alanında ortam oldukça sıcak, ancak sonuçları engellilere soğuk bir hava yaratacağa benzemekte. Temennim, bu korkularımın gerçekleşmemesi yönünde.

    http://reddevilpress.com/awstats/igri-pro-skachat-torrent.html игры про скачать торрент Duyma engelliler seslerini yükseltiyorlar!

    1 Şubat 2017 tarihinde, İsviçre genelinde 5000 sabit ve 2200 portatif siren aracılığı ile yapılan siren testleri sırasında; Basel, Bern, Lozan ve Lugano şehirlerinde duyma engelliler “Alarm ölüleri” etkinliği ile bir protesto gösterisi gerçekleştirdiler.

    Sirenler, doğal afetler, kimyevi kazalar, savaş ve sel baskınları sırasında kullanılacak uyarı araçları olarak değerlendiriliyor. Ancak, İsviçre’deki bir milyon duyma özürlü insan için bu uyarı bir anlam ifade etmiyor. Duyma özürlüler, siren testleri sırasında meydanlarda “Flashmob“ denilen ve yere yatılarak yapılan bir protesto gösterisi ile halkı sorunlarına duyarlı kılma girişiminde bulundular. Siren testleri ile verilen herhangi bir alarm durumunda, duyma özürlülere bir SMS aracılığı ile ulaşılması isteminde bulunan bu grup, kendilerine SMS gönderilmemesinden dolayı ayırımcılığa uğradıklarını belirtiyor.

    Yetkililer, SMS sisteminin geliştirilemediğini belirterek, bu istemi şimdiye kadar gerçekleştirmediler. Sel baskını sirenlerinde, alarmın verildiği bölgeyi hemen terk etmek gerekiyor.

    İsviçre, Ay’a gönderilen füzelerin ve içindeki tüm eşyaların aydaki tam ölçümlerinin gerçeğe en yakın ağırlığının ölçüldüğü dünyadaki tek ülkedir (Bern Üniversitesi). Ama, bir milyonun hayatını tehlikelere karşı korumak için bir SMS sistemini geliştir(e)miyor. Buna ölmüş kargalar bile güler!

     

    Pro Infirmis hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi ve bulunduğunuz yörenin büro adresi için: www.proinfirmis.ch

    Bağışlar için: PC 30-13891-5

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • Moutier Bölgesi Bern Kantonu’ndan Ayrılıyor

    Haşim Sancar

    Yeşiller Partisi Bern Kanton Milletvekili

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

    http://MenWorldHK.com/wp-content/katalog-filmov-2017-boeviki.html каталог фильмов 2017 боевики Moutier Bölgesi Bern Kantonu’ndan Ayrılıyor

    warcraft на развитие карты скачать Moutier-Exit 

    Bugünkü Jura Kantonu, yıllar süren mücadelesi ile, 1978’de yapılan bir halk oylaması sonucunda Bern Kantonu’ndan ayrılıp yeni bir Kanton oluşturmuştu. Jura, Fransızca konuşulan bir kantondur. Ancak, Jura Kantonu ayrılırken tüm Fransızca konuşulan bölgeyi birlikte götürememişti. Günümüzde Bern Kanton sınırları içerinde Bern-Jurası denilen ve Fransızca konuşulan 55’000 nüfuslu bir bölge bulunurken, bu bölgenin kopuş mücadelesi hala devam ediyor.

    где находится фильтр кондиционерана приоре Bern’den kopuşlar devam edeceğe benziyor

    Fransızca konuşan 7’700 nüfuslu Moutier şehri de yıllardır ayrılma mücadelesi veriyor. 18 Haziran 2017’de, Moutier Belediyesi’nde halk oylamasına gidildi ve halkın yüzde 51.7’si Bern Kantonu’ndan ayrılmaya “Evet” dedi. Federal Devlet, herhangi bir hile yapılmasın diye oylamalara gözlemci göndermişti. Bern için acı ve kantonun iki dilli olmasını zayıf düşüren bir karar.

    Oylamadan önce yapılan anlaşmaya göre, eğer Moutier’de çoğunluk ayrılmaya evet derse, yakınlarındaki her biri 300 nüfuslu olan Belprahon ve Sonvollier belediyeleri de halk oylamaları yapabilecekler. Hatta Sonvollier’de ayrılmadan yana karar alırsa, kendisi Bern Kantonu toprakları içerisinde (Exlave) denilen bir nevi ada gibi bir belediye olarak kalacak. Bu iki belediye, 17 Eylül 2017’de halk oylamasına gidecek. Jura Kantonu’na geçecek olan Moutier ve belki diğer iki belediyenin geçiş tarihleri 2021. Bern ve Jura Kantonları arasında o süreye kadar gerekli hazırlıkların yapılması gerekiyor. Ayrılmadan yana olan oylamadan önce yapılan anlaşmaya göre, sonuç ne olursa olsun, oylamaya giden belediyelerin dışında başka bir oylama yapılmayacak ve her iki taraf sonucu kabullenip diğer belediyeler üzerinde etkili olmaya girişmeyecek. Ancak, oylamanın ayrılmadan yana çıkmasından hemen sonra, Fransızca konuşan Bern-Jurası’nın diğer belediyelerinin de aynı girişimde bulunması gerektiğini belirten sesler yükselmeye başladı. Herhalde Bern Kanton Hükümeti’nin karşı tarafa anlaşmayı hatırlatması üzerine, bu sesler kısa bir süre sonra kesildi. Hatta ayrılmadan yana olan bazı kesimlerde, anlaşmaya kendilerinin uyması gerektiğini belirten açıklamalar yapıldı.

    цитаты на английском для подростков Fransızca azınlığa tanınan politik haklar sorgulanıyor

    Bern Kantonu, parlamentodaki gerek yasama gerekse de yürütme organında, Fransızca konuşulan Bern-Jurası bölgesi için bir kontenjan ayırmış durumda. 7 kişilik hükümette (yürütme organı), en az bir sandalye Fransızca konuşulan Bern-Jurası için ayrılmış. 160 kişilik parlamentoda ise 12 sandalye ayrılmış ve parlamenterlerin yöresel konularda ayrıcalıkları bulunuyor.

    Ancak Bern-Jurası için hükümette ayrılmış bulunan en az bir sandalyenin çift dilli Biel’i de içine alacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan görüşler ve konu ile ilgili yasa önerileri oylamanın hemen akabinde parlamentoya sunuldu. Bern-Jurası için ayrılmış 12 sandalyenin de çok olduğunu ve düşürülmesi gerektiğini savunan partiler de bulunmakta.

    http://royaltycosmetic.web.id/content/slomali-chemodan-v-aeroportu-chto-delat.html сломали чемодан в аэропорту что делать Etki-tepki mi?

    как сделать узел на крючке для вязания “Bern-Jurasının kalan Fransızca konuşan kesiminin değerini daha çok bilmek ve onların da kopuşuna neden olabilecek girişimlerden uzak durmak yerine, yukarıda belirttiğim girişimleri neye yormak gerekiyor? Bu bir etki-tepki meselesi midir? Yoksa var olan durumdan yararlanmak isteyen yöre ve temsilciler mi bulunuyor?” gibi sorular ister istemez gündeme geliyor.  Belki de bunlar iyi düşünülmeden ve her iki konuya hizmet eden bazı girişimlerdir.

    Şuna da değinmeden geçmemek gerekiyor. Yüzde 51,7’lik bir oran, çok az bir farktır. Bu şekli ile Moutier Bern’de de kalsa, Jura’ya da geçse, bölünmüş bir Moutier olarak yaşayacak.

    Jura Kantonu, oylamadan önce Moutier’e vadettiği hastane projesini hayata geçirmek ve daha sonraki masraflarını karşılamak zorunda. Aksi takdirde, Moutier’in bölünmüşlüğü daha da karmaşıklaşacak. Temennimiz, orada yaşayan halkın birbirine tekrar yakınlaşması ve kendi bölgelerini kalkındırmak için hep birlikte uğraş vermeleri.

    Bern-Jurası tartışmaları, belki önümüzdeki yirmi yıl için bir sakinlik dönemine girmiş olacak ama konu daha sonra gelecek olan nesilleri meşgul edeceğe benziyor. Demokrasiler buna müsaade ediyor. Hiçbir şey mutlak değildir. сколько варить куриную грудкув пароварке “Geriye dönüşler mümkün mü?”sorusuna şimdilik bir cevap verebilme olanağı bulunmuyor. Bakacak ve göreceğiz.

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE