IV Emeklilik,

  • Malülen Emekliliğe Dair Kısıtlamalar

    серия универа где антон переспал с кристиной

    http://travelwider.com/uploaded/kak-veshat-podkovu-v-dome-foto.html как вешать подкову в доме фото Haşim Sancar

    http://sapienz.ru/layouts/libraries/chto-sdelat-chtobi-bistro-prodat-kvartiru.html что сделать чтобы быстро продать квартиру Pro Infirmis Bern Yöneticisi

    диваныв иваново 9 квадратов каталог диванов Bern Çevresi Engelliler Konferansı Yönetim Kurulu Üyesi

    где погулять в коломне вечером Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

    http://trunggiang.com/wp-admin/images/harakteristika-servisnogo-programmnogo-obespecheniya.html характеристика сервисного программного обеспечения  

    http://kellyandsonsflooring.com/old/zhk-levoberezhniy-himki-novosti.html жк левобережный химки новости  

    http://archibonglaw.com/sharre/diskont-adidas-rumba-katalog.html дисконт адидас румба каталог  

    сколько пить коллагена Malülen Emeklilik Sigortası İsviçre’de 1960 yılından beri vardır ve dayanışma temeli üzerine kurulmuş bir sigortadır. Bu sigorta türü sağlık sorunundan dolayı çalışamayan insanlara maaş bağlamayı öngörür. 

    Malülen Emekliler (IV) Kurumu, bundan bir kaç yıl önce, bütçesindeki 10 milyar franklık açıktan dolayı birçok kısıtlamalara yönelmişti. İşverenler de, verilen açığın primlerin yükseltmesi ile giderilmesine karşı çıkmıştı. Hal böyle olunca, bir taraftan yeni başvuruları yüksek oranda reddedilip yeni malülen emekli maaşı bağlanmasını engellemek gerekirken, diğer taraftan da periodik yapılan kontroller (Revision) ve dosyaların taranması aracılığı ile halı hazır mamülen emekli maaşı alan insanların sayısı düşürülüp, sözkonusu insanları iş hayatına yeniden döndürmek düşüncesi savunuldu. 

    Bu düşünce Malülen Emeklilik Yasasının (IVG) 6a Revision’u ile 2012 yılından itibaren yürürlüğe girdi. Bu yasa ile 12.500 kişinin tekrar iş alanına dönmesi planlanmıştı. Bundan dolayı da oldukça pahalı ve karmaşık bilirkişi tıp raporları ile (medizinische Gutachten) binlerce insanın malülen emeklilik maaşı kesildi. Devlet olanaklı pahalı bu raporlara karşı, gerek ekonomik, gerekse de bilgi olanakları sınırlı olan ve sağlık sorunlarıyla cebelleşen insanların karşıt rapor yazabilecek, konu hakkında yeterli bilgisi olan ve bir rapor yazmayı kabul edecek tıp elemanlarını bulmalarının pek basit olmayacağ açık bir gerçekliktir. Bir de bu karmaşık prosedüre itiraz edebilecek ve bir hayli masraflı olan iyi bir avukat bulmak da eklenince iş oldukça zorlaşıyor.

    Bu sebeplerden dolayı binlerce insan ya o zamana kadar aldığı malülen emeklilik ve Pension kasadan aldığı maaşlarını ya da tamamlayıcı ödemeler desteğini kaybetmişti. 

    Ulusal Parlamentodaki sağ ve liberal parti temsilcileri ise, yasa değişikliği ile işverenleri belirli bir miktarda, bir engeli olan birisini işe almayı zorunlu kılma istemlerini reddettiler. Çünkü işverenler bu isteme karşı çıkıyorlardı. 

    Isvicre'de Maulen emeklilik-haberpodium.comUzun süreden beri malülen emeklilik maaşı alan insanların maaşları kaldırıldığı zaman, Malülen Emeklilik Kurumu, bu insanlara iş bulup kendilerine yasa gereği yardım etmek, hatta iki yıla kadar ekonomik olarak da desteklemek zorundadır.

    Gerek 2013 yılında gerekse de bu yılın başında basında ve kamuoyunda bu konu ile ilgili bazı haberler yayınlanmaya başladı. Buna göre, beklenen sonuçların ne yazık ki alınamadığı, bu kişilerin tekrar iş alanına dönmesi için gerekli olan işlemlerin ve uğraşların çok külfetli olup başarı sonucuna ulaşılmadığı tespit edildi.

    Kanton Malülen Emeklilik Kurumları, insanların rahatsızlık ve hastalıklarının boyutlarından dolayı, tekrar iş alanlarına dönebilme koşullarının çok zor olduğunu vurguluyorlar. İşverenleri de bu konuda fazla yardımcı olmadıkları gerekçesiyle ayrıca eleştiriyorlar. Kapitalist sistemin aşırı kâr temelleri üzerinde kurulduğunu ve az işçi ile çok üretme filozofisinden harekat ettiğini göz önünde tutarsak, bu duruma pek de şaşmamak gerekiyor.

    Bana yardımla ilgili bilgi almak için gelen birkaç kişi de bu konumdaydı. Kısa bir örnek vermek vereyim;

    Genç yaşlarda olan bir kişi, kendisinin iyileştiğini belirten bilirkişi raporlu maaşının kesilmesi kararına itiraz etmeden, iş yaşamına dönmek istediğini belirtti. Daha sonra Malülen Emeklilik kurumunun bu kişiye yardım etmesini istedik. Birden fazla iş denemesine karşın, iki yılı aşan bir süreden sonra, kendisine refakatlık eden ve ekonomik olarak destekleyen Malülen Emeklilik Kurumu da gördü ki, bu kişinin iş alanına dönmesi pek de olanaklı değildi. İşverenlerin raporlarının yanında, kendileri de bu kunuyu tespit ettikler ve rapor hazırladılar. 

    Kişinin Malülen Emekli maaşı alması için tekrar bir müraacatta bulunuyoruz.

    Malülen Emeklilik kurumunun yukarıda belirtiğimiz bu tavrını, 1990 yılında Hollanda devleti denemişti. Ancak Hollanda daha sonra,1995 yılında çok daha fazla insana emeklilik maaşı vermek zorunda kalmıştı. Bu arada insanlar mağdur duruma düşmüş, belediyelerin sosyal hizmetlerinden yararlanmak zorunda kalmış ve bu git-gelmelerden ve uğraşlardan dolayı, sağlık sorunları daha da kötüleşmiş olarak tekrar Malülen Emekli Kurumuna dönmüşlerdi. 

    Ne yazık ki, İsviçre bu kötü örneği tekrarladı. Yetmiyormuş gibi, son günlerde işverenlerin yeni bir önerisi de ortalıkta dolaşıyor. Önerilen şey; “Psikolojik sorunlarından dolayı gençlere, 25 veya 30 yaşından önce Malülen Emekli maaşı verilmesin” şeklinde. Sağ ve liberal partiler bu öneriyi destekleyeceklerini belirtiyorlar. Bu öneriye sıcak bakan orta ve sol parlamenterler de göze çarpmakta. Gerekçe de, genç insanların malülen emeklilik maaşı yerine iş hayatına kazandırılması. Oysa, her zaman ve herkes için ilk girişim, kişinin iş hayatına kazandırılmasıdır. Bu geçmişte de böyle idi, şimdi de böyle ve geçerli bir kıstas. Oysa şimdi ki düşüncenin temelinde ekonomik kısıtlama yatmakta.

    Umarım, bu mücadelede mantık kazanır ve genç insanların psikolojik sorunlarına yeni sorunlar eklenmemiş olur.

     

    Pro Infirmis hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi ve bulunduğunuz bölgenin büro adresleri için: www.proinfirmis.ch

    Bağışlar için: PC 30-13891-5

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • Malulen Emeklilik Kurumunda Yeni Kısıtlamalar Tehlikesi

    Haşim Sancar

    Pro Infirmis Bern şehri yöneticisi

    Bern Çevresi Engelliler Konferansı Yönetim Kurulu Üyesi

    Bern Kanton Milletvekili

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

    http://mag-sobko.ru/layouts/test-eva-polozhitelniy-foto.html тест ева положительный фото Malulen Emeklilik Kurumunda Yeni Kısıtlamalar Tehlikesi

     

     

    Daha önceki yazılarımda, engelli kişilerin durumu ve malulen emekli kurumu ile ilgili bazı konulara değinerek, gelecekteki bir takım olumsuz gelişmelere parmak basmıştım. Bu konular ne yazık ki son dönemlerde somutlaşmaya başladı.

    Malulen Emekliler (IV) Kurumu, 2011 yılında revize edilirken (6a Revizyonu), bütçesinde her sene artarak çıkan 11 milyar franklık açığı kapatmak için birçok kısıtlamalara yönelmişti.

    Bunlardan biri de 12‘500 kişinin malulen emeklilik maaşının kesilmesi ve 2018’e kadar iş alanına dönmeleri kararının alınması idi. Ne yazık ki tüm girişimlere karşın, işverenlerin engeli olan insanları işe almaları için kontenjan ayırmaları Parlamento tarafından kabul edilmemişti.

    İşe dönme projesi fiyasko ile sonuçlandı

    Gelinen süreçte “işe dönme projesi”, bu konuda tecrübe sahibi kişilerin korkularını kanıtlayarak, başarısızlıkla sonuçlandı. 25 Ocak 2017 tarihinde IV Kurum şefi Stefan Ritler, televizyonda (SF1, 10vor10) insanları tekrar iş hayatına döndürme konusunda başarısız kaldıklarını itiraf etti. Ritler, bu işi tek başlarına başaramayacaklarını özellikle vurgularken, bir yerlere mesaj veriyordu. Kâr amaçlı serbest piyasada, işverenlerin engellilere kontenjan ayırması yasa ile zorunlu kılınmazsa, sermayeye karşı bir engeli olan insanların iş bulmada pek şansları yok demek istiyordu Ritler. Elbette tek tek duyarlı ve sosyal düşünen işverenler bulunmakta. Ancak kapitalizmde iyi niyet maalesef yeterli olmuyor.

    Malulen emekli kurumu (IV) borcunu ödüyor

     

    Malulen emekli kurumu (IV), açığını kapatmada oldukça iyi bir yol aldı. 2005’ten beri malulen emekli maaşı alan insanların sayısında her yıl bir düşüş söz konusu. Malulen emeklilik kurumunun (IV) emeklilik kurumuna (AHV) olan 11 milyar Frank borcu, planlandığı gibin 2030’a kadar ödenmiş olacak. Bilindiği gibi, bu açığı kapatmak için 2017 sonuna kadar her sene katma değer vergisinden (Mehrwertsteuer) yüzde 0,4 (0,4%) oranında, yani bir milyar frank civarında IV’ya pay aktarılmakta. Bu pay 2018’den itibaren gelmeyecek maalesef. Buna rağmen, IV borçlarını ödeyip, ekonomik olarak iyi bir perspektife sahip olacak.

    Sağ partiler ve işverenler kısıtlamalar için kolları sıvıyorlar

    Tüm bunlara karşın, hiç de gerek olmaksızın, sağ ve liberal partiler engelliler alanında kısıtlama yapmada hızlarını durdurmayıp yeni kısıtlamalara yöneliyorlar. Komisyonda, politikacılar ve işveren çevreleri bu anlamda şimdiden tartışmalara başladılar. Son seçimler sonucu ulusal Parlamento’nun sağa kayması, ne yazık ki bu alanda da yine kısıtlamalara gidileceğine yönelik işaretler vermekte. Şimdiye kadar yüzde 70 oranında engelliliği olan birisi, tam malulen emeklilik maaşı alıyordu. Bu oran yeni bir düzenleme ile yüzde 80’e çıkarılmak isteniyor.

    30 yaş altındakilere malullük maaşının kaldırılması

    En acımasız öneri işverenler tarafından getirilmekte. Buna göre, doğumdan itibaren engelli olanlar dışındaki 30 yaş altındakilere malulen emeklilik maaşı verilmemesi ve sadece geçici bir süre için günlük para (Taggeld) verilmesi isteniyor. Bu da 30 yaş altındaki engellileri sosyal yardıma mahkûm etmek anlamına geliyor. Tekrar iş hayatına geçme (Eingliederungsmassnahmen) alanında da kısıtlamalara gidilmesi önerilmekte.

    Sağ partiler çocuk maaşlarına göz dikiyorlar

    Malulen emeklilerin çocuğuna da,18 yaşını bitirene kadar (eğitimde olanlar için 25 yaş sonuna kadar) aldıkları maaşın yüzde kırkı kadar çocuk aylıkları veriliyor. Sağ ve liberal parti milletvekilleri bu maaşların çok yüksek olduğunu ve çalışan kesimin aldığı 200 frank çocuk parası ile karşılaştırıldığında bir haksızlık teşkil ettiğini belirterek, bu meblanın düşürülmesi gerektiğini belirtiyorlar. Ayrıca belirtmekte yarar var: Ortalama yaşama oranının yükselmesi ile birlikte, erkeklerin ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olmalarında artış görünüyor. Normal emeklilikte de (AHV) bu babalar çocukları için maaş alabilmekteler. Bu durum, normal emeklilikte (AHV) tartışma konusu.

    Yol paralarının kesilmesi de yolda görünüyor

    Sağlık tedavileri ve meslek hayatına yeniden dönmek için (Eingliederungsmassnahmen) herhangi bir işyerine gidiş gelişlerdeki ödenen yol paraları da bazı çevrelerin gözüne batmış olacak ki, bunlarında kısıtlanması gerektiği savunuluyor.

    Engelliler iş görüşmelerine çağrılsın

    Gerekli olmadığı halde, tartışılan tüm bu kısıtlamalara karşı, Pro Infirmis’in de üyesi olduğu, engelliler alanındaki çatı kurumu “Inclusion Handicap”, direniş göstermekte. Inclusion Handicap, özellikle tekrar işe dönme konusunda, işverenlerin engellileri işe alması için uğraş vermesi gerektiğini belirtiyor.

    Bilindiği gibi, toplu göçe karşı inisiyatifinin yasalaşması ile birlikte, herhangi bir iş yerinde boş bir kadro olduğunda, önce İsviçre’de yaşayan işsiz birisinin işçi bulma kurumları (RAV) aracılığı ile iş görüşmesine çağrılması öngörülüyor. “Inclusion Handicap”, engellilere de iş alanında bir şans verilmesi için, bu görüşmelere engellilerin de çağrılması gerektiğini belirtiyor.

    Anlayacağınız, engelliler alanında ortam oldukça sıcak, ancak sonuçları engellilere soğuk bir hava yaratacağa benzemekte. Temennim, bu korkularımın gerçekleşmemesi yönünde.

    http://marthasinkula.com/disqus/tbilisi-baku-poezd-raspisanie.html тбилиси баку поезд расписание Duyma engelliler seslerini yükseltiyorlar!

    1 Şubat 2017 tarihinde, İsviçre genelinde 5000 sabit ve 2200 portatif siren aracılığı ile yapılan siren testleri sırasında; Basel, Bern, Lozan ve Lugano şehirlerinde duyma engelliler “Alarm ölüleri” etkinliği ile bir protesto gösterisi gerçekleştirdiler.

    Sirenler, doğal afetler, kimyevi kazalar, savaş ve sel baskınları sırasında kullanılacak uyarı araçları olarak değerlendiriliyor. Ancak, İsviçre’deki bir milyon duyma özürlü insan için bu uyarı bir anlam ifade etmiyor. Duyma özürlüler, siren testleri sırasında meydanlarda “Flashmob“ denilen ve yere yatılarak yapılan bir protesto gösterisi ile halkı sorunlarına duyarlı kılma girişiminde bulundular. Siren testleri ile verilen herhangi bir alarm durumunda, duyma özürlülere bir SMS aracılığı ile ulaşılması isteminde bulunan bu grup, kendilerine SMS gönderilmemesinden dolayı ayırımcılığa uğradıklarını belirtiyor.

    Yetkililer, SMS sisteminin geliştirilemediğini belirterek, bu istemi şimdiye kadar gerçekleştirmediler. Sel baskını sirenlerinde, alarmın verildiği bölgeyi hemen terk etmek gerekiyor.

    İsviçre, Ay’a gönderilen füzelerin ve içindeki tüm eşyaların aydaki tam ölçümlerinin gerçeğe en yakın ağırlığının ölçüldüğü dünyadaki tek ülkedir (Bern Üniversitesi). Ama, bir milyonun hayatını tehlikelere karşı korumak için bir SMS sistemini geliştir(e)miyor. Buna ölmüş kargalar bile güler!

     

    Pro Infirmis hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi ve bulunduğunuz yörenin büro adresi için: www.proinfirmis.ch

    Bağışlar için: PC 30-13891-5

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE