фото голых людей на пляже                    

форма п 3 образец İsviçre'deki haber kaynağınız.

İsviçre vatandaşlığı,

  • Editörün Notu

    характеристики провод ввг 3х 1.5  

    книги эротика читать Aydin Yildirim- www.haberpodium.com

    http://girlbaskets.com/lifes/seks-molodih-russkih-nd.html секс молодых русских нд Aydın Yıldırım

    http://morganmarketingsystems.com/community/skolko-seychas-vremeni-na-kurilskih-ostrovah.html сколько сейчас времени на курильских островах Genel Yayın Yönetmeni

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

     

    Yıl sonlarında genellikle Dünya ve ülke gündemine damgasını vuran olaylara bakarız. 2016 yılı Dünya gündeminde Türkiye’nin yoğun bir şeklide yer aldığını, Tükiye’de olan biten gelişmelerin yıla damgasını vurduğunu gördük.

    Türkiye, birçok açıdan olağanüstü bir yıl geçirdi. Başkanlık sistemi tartışmaları, 15 Temmuz darbe girişimi, seçilmis siyasetçilere yönelik tutuklamalar, görevden almalar, yıl boyunca yaşanan çok sayıda bombalı ve silahlı saldırı, her kesimden oluşan gazetecilere yönelik dava ve tutuklamalar...

    Burada, konuya daha çok gazetecilik boyutu ile yaklaşıp gazetecilerin yaşadığı zorluklara değinmek istiyorum.

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu geçtiğimiz günlerde 2016 yılı basın raporunu açıkladı. Rapora göre 2016 yılında 780 gazetecinin basın kartı iptal edilirken, 839 gazeteci yaptıkları haberler nedeniyle hakim karşısına çıktı. Bunlardan 143’ü yeni yıla cezaevinde girdi. Rapora göre 157 yayın organı kapatılırken işsiz kalan gazeteci sayısı ise 10 bini aştı.

    Türkiye’deki gazetecilerle ilgili bir rapor da Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nden geldi. Rapora göre Türkiye, dünya basın özgürlüğü sıralamasında iki puan daha kaybederek, 180 ülke arasından 151. sıraya geriledi.  Yani 2016 yılı, basın açısından kara bir yıl olarak kayıtlara geçti.

    Gazetecilerin yaşadığı bu zorluklar Türkiye ile sınırlı değil tabi ki. Burada, İsviçre’de de bu işin zorluklarını hissedebiliyoruz kimi zaman.

    Nasıl mı?

    T.C. Bern Büyükelçiliği Basın Müşaviri Hacı Mehmet Gani’yi okuyucularımızın pek azı bilir.

    2016 yılında, gazetecilik çalışmalarımızdan kaynaklı haklarımıza dayanarak Basın Müşaviri Hacı Mehmet Gani Bey üzerinden, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM)’ne basın kartı başvurusunda bulunduk. Bir ton resmi belge, dergi nüshaları, form ve Büyükelçilik onayından sonra, başvurumuz Hacı Mehmet Gani Bey tarafından BYEGM’e iletildi.

    BYEGM başvurumuzu olumlu yönde değerlendirip, kartlarımızı bize iletilmek üzere Hacı Mehmet Gani Bey’e gönderdi. Basın kartlarımız geçtiğimiz Eylül ayında gönderilmiş olmasına rağmen Hacı Mehmet Gani Bey tarafından keyfi olarak alıkonuldu ve bize iletilmedi.

    Konuyu yazılı ve sözlü olarak birçok kez kendilerine sormamıza rağmen yeterli bir yanıt almış değiliz. Kartlarımız verilmemesinde kimi zaman sponsorlarımız, kimi zamansa köşe yazarlarımız gerekçe gösterildi. Konunun Almanya'daki merkez ile (!) konuşulacağı iletildi.

    Anlaşılan o ki yaptığımız çalışmalar Hacı Mehmet Gani Bey’in pek de hoşuna gitmiyor. Basın Müşaviri Hacı Mehmet Gani Bey’in, Türkiye’de gazetecilere yönelik olan yaptırımları burada da hayata geçirme çabası içinde olduğunu düşünüyor, uygulamanın keyfiyetine dikkat çekmek istiyoruz. Aksi halde Büyükelçilik ve BYEGM basın kartlarımız için onay vermezlerdi.

    HaberPodium çalışanları olarak daha önce Isviçre basın kartı ve uluslararası basın kartı başvurularında da bulunmuştuk. Bu başvurularda istenilen belgeler sadece basın alanında çalışıldığını kanıtlayan birkaç belge idi. Çok kısa bir zamanda da sorgusuz sualsiz kartlarımız bizlere iletilmişti.

    Kıyaslama yapmak gerekirse; uygulamalarda ve gazeteciliğe yönelik yaklaşımlarda, aradaki farkların çok fazla olduğunu görebiliyoruz maalesef.

    Son olarak şunu da belirtelim; HaberPodium İsviçre’deki yaşamı konu edinen, burada yaşayan insanlarımızı İsviçre gündemine dair en iyi şekilde bilgilendirme hedefi güden bağımsız bir yayın organıdır. Hukuk kökenli bir devlet görevlisi olan Hacı Mehmet Gani Bey, belki yarın başka bir yerde başka bir göreve atanacaktır, ancak burada kalıcı olan bizler, çalışmalarımızı aynı yayın çizgisinde sürdürmeye devam edeceğiz.

     

     Sevgiyle 

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • İSVİÇRE VATANDAŞLIĞINA İLGİ SANILANDAN DAHA AZ

    isvicre vatandasligi - www.haberpodium.com

    Yayınlanan son verilere göre, İsviçre’de yaşayan 920 bin göçmen, koşulları vatandaşlığa uyduğu halde başvuruda bulunmuyor. İsviçre Halk Partisi SVP, vatandaşlığa yönelik daha önceki halk oylamaları kampanyalarında İsviçre pasaportuna uzanan esmer tenli elleri önplanda tutarken, aynı mesajı bu kez de 12 Şubat’ta yapılacak olan 3. jenerasyona kolaylaştırılmış vatandaşlık hakkı için veriyor. READ MORE

  • İSVİÇRE VATANDAŞLIĞINA İLGİ SANILANDAN DAHA AZ

    isvicre vatandasligi - www.haberpodium.com

    Yayınlanan son verilere göre, İsviçre’de yaşayan 920 bin göçmen, koşulları vatandaşlığa uyduğu halde başvuruda bulunmuyor. İsviçre Halk Partisi SVP, vatandaşlığa yönelik daha önceki halk oylamaları kampanyalarında İsviçre pasaportuna uzanan esmer tenli elleri önplanda tutarken, aynı mesajı bu kez de 12 Şubat’ta yapılacak olan 3. jenerasyona kolaylaştırılmış vatandaşlık hakkı için veriyor.

    READ MORE
  • İsviçre’de “Çifte Vatandaşlık Kaldırılsın” Tartışmaları

    Derya Özgül,  LL.M

    Hukukçu

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

     

    1992 yılından bu yana İsviçre’de çifte vatandaşlık mümkün. 2000 yılına kadar çifte vatandaş olanların geldikleri ülke ismi de bulunduruluyordu resmi belgelerde. Yani Türkiye vatandaşı olan birinin, İsviçre makamlarınca verilen belgelerinde hem Türkiye hem de İsviçre yazıyordu. 2000 yılından bu yana, İsviçre vatandaşlığına geçenlerin resmi belgelerine geldikleri ülkenin ismi kaydedilmiyor.

    2000 yılına kadar İsviçre’de yaklaşık 500 bin çifte vatandaş bulunuyordu. İsviçre dışında yaşayan İsviçrelilerin yaklaşık yüzde 75’inin de (750 bin) başka bir ülke vatandaşlığı vardı.

    Günümüzde İsviçre’de yaşayan çifte vatandaşların sayısı 870 bin, yurt dışında yaşayanların sayısı ise 560 bin olarak açıklanıyor.

    Avrupa ülkelerinde çifte vatandaşlık

    Avrupa ülkelerinden Fransa, Finlandiya, İsveç, Portekiz, Macaristan, İzlanda, Malta, Büyük Britanya, Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan, Lüksemburg, Polonya ve Slovenya çifte vatandaşlığı kabul ediyorlar. Şu an Almanya’da tek vatandaşlık sistemi mevcut. Ancak 2007 yılından bu yana, Avrupa Birliği ve İsviçre vatandaşlarına ve bazı istisnai durumlarda çifte vatandaşlık izni uygulanıyor. Avusturya, Belçika, Danimarka, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Estonya, İspanya, İrlanda, Letonya, Litvanya, Slovakya ve Norveç’te ise tek vatandaşlık uygulması mevcut. Bu ülkelerin bazılarında eşlere istisnai kurallar geçerli.

    İsviçre’de bazı durumlarda çifte vatandaşlık mümkün olmuyor. Örneğin kişinin geldiği ülkenin diğer ülke vatandaşlığını kabul etmemesi buna etken. Ancak bu durum İsviçre’den kaynaklı değil.

    İsviçre’de yürütülen tartışmalar

    İsviçre Halk Partisi SVP, ara ara İsviçre’de çifte vatandaşlığın yasaklanmasını gündeme getirir. Birkaç yıldan bu yana bununla ilgili pek ses çıkmazken, konu geçtiğimiz günlerde SVP’nin değerlendirmeleri ile yeniden İsviçre basınına yansıdı. Özellikle “Kolaylaştırılmış vatandaşlık hakkı” ile “Üçüncü jenerasyona kolaylaştırılmış vatandaşlık hakkı” gibi başlıklar SVP’yi rahatsız edip harekete geçiren konular.

    SVP’liler her ne kadar önlemlerini Avrupa dışı ülkelerinden gelen göçmenler için almak istediklerini söyleseler de, dergimizde de sürekli bahsettiğimiz gibi, İsviçre’de yaşayan göçmenlerin çoğu Avrupa ülkeleri vatandaşları. Konu bu olunca, Avrupa vatandaşları için İsviçre vatandaşı olmak pek de “olmazsa – olmaz” değil. Seçme ve seçilme hakkından maruz kalınması dışında, Avrupa vatandaşlığı birçok konuda daha kapsamlı ve yararlı.

    Kısa bir süre önce basına yansıyan bir tartışmada, çifte vatandaşların İsviçre vatandaşı olanlardan daha fazla haklara sahip oldukları iddia ediliyordu. SVP Federal Meclis Üyesi Erich Hess: “Çifte vatandaş olanların kalplerinin sadece İsviçre için atıp atmadığı bilinmiyor. İsviçreli olunacaksa tamamen olunmalı” diyor ve bu ifadesinden sonra da “Sadece çok iyi entegre olanların İsviçre vatandaşı olabileceklerini” söylüyor. Ayrıca çifte vatandaşların kendi ülkeleri için seçme ve seçilme haklarına sahip olmaları, kendi ülkelerine yerleşme imkanlarının bulunması ve sosyal sigortalardan yararlanmaları da SVP’li Hess’i rahatsız ediyor. “Böylelikle…” diyor Erich Hess; “Çifte vatandaş olanlar İsviçrelilerden daha fazla haklara sahipler.”

    İsviçre tartışmaların gerisinde

    Konu oldukça ilginç. Çünkü çifte vatandaşlığı kaldıran ülkelerde, örneğin Almanya ve Hollanda’da çifte vatandaşlık uygulamasının geri getirilmesi tartışılıyor. Özellikle başka ülkelerde üst pozisyonlarda çalışan uzmanlar bu durumdan etkilendikleri için lobi çalışmaları yüksek düzeyde yürütülüyor.

    Diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşları gibi İsviçre vatandaşlarının da birçok ülkeye sorunsuz yerleşme imkanları, yerleşilen ülkenin vatandaşı olma hakları bulunuyor. Yani diğer ülke vatandaşlarıyla aynı haklara sahipler.

    Çifte vatandaşlık bir haktır ve bu hakkın geri alınması talep edilecekse, konu daha mantıklı bir şeklide yasal gerekçeleriyle tartışılmalıdır. SVP’li Erich Hess’in dile getirdiği şekilde değil...

    Aidiyet duygusu

    Başka ülkelerde yaşayan ve orda da vatandaş olanların aidiyat duygusu genellikle azalıyor. Çünkü sadece bir ülke ile değil, birçok ülke ile bağları bulunuyor. Burada en büyük etken, kişilerin vatandaşı oldukları ülkelerde seçme ve seçilme haklarına sahip olmaları.

    Diğer bir şey ise; vatandaşlığı elinden alınan bireyin düşünce biçiminin nasıl değiştirileceği, gönül bağının nasıl koparılacağı sorusu. Çifte vatandaş olan ya da olmayanın düşünce ve davranış biçimi çok da fazla değişmeyecektir.

    Yaşadığımız göçler aidiyet duygularımızı yıpratıyor. Globalleşme ve çok kültürlülük gibi etkilerle birlikte kültürel ve toplumsal kimlikler de değişiyor. Bir ülke vatandaşı olmamız, kendimizi sadece o ülkeye ait hissetmemize yetmez.

    İnsanlar kırsaldan metropollere, metropollerden yurtdışına göç ettiler. Daha sonra da ülkeler değiştirdiler. Bulundukları ülkenin vatandaşları ile evlendiler. Bu kesimlerin çocukları köklerinin olduğu ülkeyi tanımıyor belki de. Dilini konuşamıyor ancak elinde vatandaşlığı-pasaportu bulunuyor.

    Peki hangi ülkenin vatandaşı olduğumuzu bu durumda kim kararlaştıracak? SVP’li Erich Hess ya da Hess gibiler nasıl ayırt edecekler bunu? Ötekileştirerek, uzaklaştırarak mı?

    Onlar için en kolay yol bu belki de...

     

    как стать помощником депутата на общественных началах Not:İsviçre'de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • İSVİÇRE’DE OTURUM ÇEŞiTLERi

    İsviçre’de yaşayabilmek oturum ve çalışma iznine sahip olmakla mümkün. Burada yaşayan göçmenler kantonlar tarafından düzenlenen ve C, B, G, L, F, N, S ve Ci olarak adlandırılan çeşitli kimliklere sahiptirler. READ MORE

  • İSVİÇRE’DE OTURUM ÇEŞiTLERi

    İsviçre’de yaşayabilmek oturum ve çalışma iznine sahip olmakla mümkün. Burada yaşayan göçmenler kantonlar tarafından düzenlenen ve C, B, G, L, F, N, S ve Ci olarak adlandırılan çeşitli kimliklere sahiptirler.

    READ MORE
  • İSVİÇRE’DE OTURUM ÇEŞiTLERi

    İsviçre’de yaşayabilmek oturum ve çalışma iznine sahip olmakla mümkün. Burada yaşayan göçmenler kantonlar tarafından düzenlenen ve C, B, G, L, F, N, S ve Ci olarak adlandırılan çeşitli kimliklere sahiptirler.

    READ MORE
  • KANTONLARDAN VATANDAŞLIK İÇİN YENİ DÜZENLEMELER

    Gectiğimiz yıl yapılan Federal Yasa değişikliği ile, İsviçre vatandaşlığına geçmek isteyen göçmenlerin İsviçre’de 10 yıl, kanton ve belediyelerde ise 2 ile 5 yıl arasında ikamet etmeleri gerektigine dair bir düzenleme yapılmıştı. İsviçre'de, kantonlarda ve belediyelerdeki ikamet şartları bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor.  READ MORE

  • KANTONLARDAN VATANDAŞLIK İÇİN YENİ DÜZENLEMELER

    Gectiğimiz yıl yapılan Federal Yasa değişikliği ile, İsviçre vatandaşlığına geçmek isteyen göçmenlerin İsviçre’de 10 yıl, kanton ve belediyelerde ise 2 ile 5 yıl arasında ikamet etmeleri gerektigine dair bir düzenleme yapılmıştı. İsviçre'de, kantonlarda ve belediyelerdeki ikamet şartları bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor. 

    READ MORE
  • Vatandaşlığa Başvurun!

    Derya Özgül,  LL.M

    Hukukçu

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

     

     

    İsviçre’de 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle yeni vatandaşlık yasası yürürlüğe giriyor. Bu konuyu dergimizde birçok kez ele aldık. Tekrar etmekte fayda olduğunu düşünerek yeniden bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.

    İsviçre Sosyal Demokrat Partisi SP yetkilileri, vatandaşlık başvuruları sürecinde göçmenlere yardımcı olacaklarını duyurup, başvuru sırasında ihtiyaç duyanlara yol göstereceklerini açıklamışlardı. Bu yardım, başvuru forumlarının nereden alınabileceğinden, dil sınavı veya komisyon karşısında görüşmeye kadar çeşitli bilgiler içeriyor.

    Zürich ve Basel şehirlerinin belediye başkanları bu desteği bir adım öteye taşıyarak, vatandaşlık hakkı doğan göçmenlere birer mektup gönderdiler ve vatandaşlığa başvurmaları yönünde çağırlarda bulundular. Zürich Belediyesi’nde, mektubun yollanmasından sonra, üç hafta içerisinde 1000’den fazla ek vatandaşlık başvuru bilgisi alındı.

    Cenevre ve Waad kantonları daha önce buna benzer bir çalışma başlatıp göçmenleri vatandaş olmaları için teşvik etmişlerdi. Sonrasında, bu iki kantondaki vatandaşlık başvurularında yüksek düzeyde artışlar oluğu görüldü.

    Kanton Zürich Adalet ve Güvenlik Direktörlüğü Başkanı olan SP’li Jacqueline Fehr de kantondaki tüm belediyelere, vatandaşlık hakkı doğanlara bu tarz mektupları desteklediğini bellirti.

    Zürich şehrinde başvuru artışı beklenirken, genel olarak Kanton’da pek bir artış beklenmiyor. Bunun nedeni ise, Fehr’in mektubunun, özellikle de sağ partilerin güçlü olduğu belediyelerde çok da olumlu karşılanmaması.

    Winterthur ve Uster şehirleri Fehr’in talebine henüz bir cevap vermiş değiller. Dietikon, Volketswil ve Oberstammheim belediyeleri ise, vatandaşlık hakkı doğanlara uyarı yapmayacaklarını belirtiyorlar.

    Volketswil Belediye Başkanı Jean-Phillipe Pinto (CVP); “Vatandaşlık sürecinin zorlaştırılmasının arkasından duruyorum. Vatandaşlık başvurusu ile ilgili herhangi bir zorlamaya gerek duymuyorum“ diyor. Diğer belediyeler ise, “Entegre olanlar zaten kendiliğinden gelip başvururlar. Bu konuda herhangi bir reklam kampanyası başlatmayacağız.“ açıklamasında bulunuyorlar.

    http://inoxsys.hu/community/vyazat-bolero-spitsami-shemi.html вязать болеро спицами схемы Vatandaş olun

    Yeni vatandaşlık yasası ile amaç sadece iyi entegre olmuş göçmenlerin vatandaş olabilmeleri. Bu vesile ile vatandaşlık şartları daha da sıkılaştırılacak. Bu uygulamalardan bazıları şöyle;

    http://protecaodepatrimonio.com.br/dat/seks-onlayn-sin-ebet-mat-smotret.html секс онлайн сын ебет мать смотреть 10 yıl şartı: Yeni vatandaşlık yasası ile, 12 yıl olan ikamet süresi şartı 10 yıla düşüyor.

    http://www.luppolopizza.com/community/ribolovniy-magazin-v-odintsovo-na-karte.html рыболовный магазин в одинцово на карте C oturumu şartı: 01.01.2018 tarihinden itibaren sadece C Oturum hakkına sahip olanlar, vatandaş olabilecekler. Şu an B yada F oturum sahibleri de vatandaş olabiliyorlar. F kimlikli oturum sahipleri için burada kaldıkları sürenin yarısı hesaplanacak.

    урок секс сестра 3 yıl sosyal yardım almama şartı: Şu an sosyal yardım alanlar için en fazla bir yıl sosyal yardım almama şartı bulunurken, yeni yasa ile birlikte, kişi son üç yılda sosyal yardım almışsa vatandaşlık başvurusu yapamayacak.

    порно о рабах Sicil kaydı: Şu an başvuru yapanlara bireysel adli sicil kaydı bulunmaması şartı mevcut. Yeni düzenleme ile birlikte, bireysel adli sicil yerine, sadece yetkililer tarafından görülen sicil kaydının da bulunmaması gerekiyor.

    коломенская 25 спб на карте "İyi entegre olmanın" diğer kriterleri şöyle sıralanıyor;

    • Bulunulan bölgede konuşulan ülke diline hakim olmak
    • Kamu güveni, kamu düzeni ve anayasa değerlerine saygı duymak
    • Çalışıyor olmak
    • Ailenin entegre olmasına yardımcı olmak
    • İsviçre’ye dair sosyal yaşam koşullarını bilmek
    • Herhangi bir ceza almamış olmak
    • İcra ve vergi borcu bulunmamak
    • İsviçre’nin iç ve dış güvenliğini tehlikeye atmamak

    Bu anlamda, burada tekrar uyaralım; Vatandaşlık başvuru hakkınız bulunuyorsa, yeni yıla kadar başvurunuzu mutlaka yapın. Daha sonra yapılan başvurularda yeni yasa uygulanacak.

    Son dönemlerde vatandaşlık başvurularında artışlar olduğu görülüyor. Başvuru süreleri 1 ile 2 yıl arasında sürebiliyor. Bu süre zarfındaki başvuruların artışlarında bekleme süresi daha da uzayabilir.

    Her kantonun ve belediyenin şartları farklılıklar gösterdiği için, vatandaşlıkla ilgili en güncel bilgileri belediyelerin vatandaşlık bürolarından almanızı öneririm.

    Konuyla ilgili daha geniş bilgi almak isteyen okuyucularımız e-mail üzerinden bana ulaşabilirler.

     

    http://kans.co.id/leon/afisha-sobitiy-rostovna-donu.html афиша событий ростовна дону Not: İsviçre'de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.

     

     

     

     

     

     

     

     

    READ MORE
  • Yurtdışı Etme İnisiyatifi 1 Ekim’de Uygulamaya Konuluyor

    Derya Özgül  LL.M

    Hukukçu

    Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

     

     

    Yurtdışı Etme İnisiyatifi (Ausschaffungsinitiative) 1 Ekim 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. 

    28 Şubatt’ta yapılan referandumda halk Yaptırım İnisiyatifi’ne (Durchsetzungsinitiative) güçlü bir şekilde “Hayır“ dedi. Bu aşamadan sonra Federal Hükümet ve kantonlar, ağır ceza alanların yurtdışı edilmeleri için gerekli olan uygulamaların hazırlıklarına başladılar.  

    SVP tarafından gündeme getirilen Yurtdışı Etme İnisiyatifi 2010 yılında kabul edilmişti.

    Federal Hükümet geçen yıl bu inisiyatifle ilgili belirli değişiklikler yaparken, uygulama, yaşama geçirilmek amacıyla hazır hale getirilmişti. Ancak yine SVP tarafından sunulan Yaptırım İnisiyatifi’nden dolayı uygulamalar yürürlüğe girememişti. 28 Şubatta ortaya çıkan sonuç doğrultusunda Yurtdışı Etme İnisiyatifi’nin yürürlüğe girme tarihi 1 Ekim 2016 olarak belirlendi.

    Bu uygulamaya göre; yasa değişiklikleri ile yurtdışı edilme durumunda, sadece istisnai hallerde kişisel/ bireysel haklar göz önünde bulundurulacak. Örneğin burada doğup büyüyen bir bireyin durumu istisnai olarak değerlendirilebilecek. Bireysel hak değerlendirilmesinde bireyin yasal hakları ve özel yaşamı gibi kriterler gözönünde bulundurulurken, kişinin yurtdışı edilmesi ile İsviçre hak ve hukuku arasında bir değerlendirme yapılması gerekecek.

    1 Ekim’de yürürlüğe girecek olan yasa ile; bir göçmenin yaralama, cinayet, yaşamı tehlikeye atma, ağır cinsel suç, zorunlu evlilik, dolandırıcılık, ciddi maddi hassar, vergi kaçakçılığı gibi suçları işlediği ispatlandığı takdirde, ceza mahkemesi o bireye yurtdışı edilme cezası verebilecek. Bunun devamında o kişiye 5 ile 10 yıl arasında İsviçre’ye giriş yasağı konulurken, herhangi bir tekrar durumunda bu süre 20 yıl ya da ömür boyu olabilecek. Bu suçların dışında, bir göçmen tarafından işlenen başka bir suç durumunda da hakimlerin yurtdışı etme yetkileri arttırılıyor. Ancak bu genel bir uygulama olmayacak. Karar, kişiye özel yapılacak bir değerlendirme sonucunda verilebilecek. Bu tür suçlarda ise isviçre’ye giriş yasağı 3 ile 15 yıl arasında değişebilecek.

    İsviçre’de şu an itibariyle uygulanan yurtdışı etme cezasının oranı yılda yaklaşık 500 kişi. Yeni uygulama ile bu rakamın 400’e düşmesi bekleniyor.

    Türkiyelilerin Yüzde 14’ü Yaptırım İnisiyatifi için “Evet“ oyu kullandı.

    Son referandumlardan yola çıkılarak yapılan bir anket sonrasında, Yaptırım İnisiyatifi’ne evet oyu kullanan Türkiyeli göçmenlerin oranı yüzde 14.  Bana göre yüzde 14 çok yüksek bir oran. Evet oyu kullanan Türkiyeli göçmenlerin, inisiyatif teksti ile ilgili ne kadar bilgi sahibi oldukları soru işareti!

    Vatandaş olun!

    Seçimlerde ve referandumlarda göçmenler yararına daha etkili sonuçların ortaya çıkması ve söz hakkımızın gerekli yerlere yansıyabilmesi için, İsviçre vatandaşı olmanın önemini sürekli dile getiriyoruz. Bir süre önce kabul gören bir inisiyatif sonucunda vatandaş olma hakkının sınırlandırıldığını belirtmiştik. Vatandaşlık için gereken 12 yıllık ikamet süresi 10 yıla düşürüldü. Ancak bununla birlikte kısıtlamalar da geldi. 2017 yılında yürürlüğe girecek olan bu yasa ile sadece C (Niederlassung) oturum hakkına sahip olan göçmenler vatandaş olabilecek. Bu anlamda özellikle F veya B oturum hakkı olup da 12 yıldan fazla bir süre İsviçre’de ikamet eden ve kantonların diğer şartlarına uyan bütün göçmenlerin vatandaşlık başvurularını bir an önce yapmalarını şiddetle tavsiye ediyorum!

     

    Not: İsviçre'de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler.

     

     

     

     

    READ MORE