причины заикания и симптоматика заикания                    

http://r-service77.ru/leon/cherez-skolko-v-inkubatore-poyavyatsya-tsiplyata.html через сколько в инкубаторе появятся цыплята İsviçre'deki haber kaynağınız.

KEMAN YAPIM USTASI... UFUK İRGİN

проблемы инженерного мышления

подсмотрел пляж рассказы “Bu aşamaya erişmek için çok çaba harcadım. “Bu işi yapamam“ diye düşünmemek gerekiyor. İstediğiniz takdirde herşeyi yapabilirsiniz.“

работа вахтовым методом с проживанием Kökeni 15. yüzyıllara dayanan bir enstrüman Keman. Çıkışında daha çok yüksek sınıf mensubu saraylıların çaldığı bu müzik aleti, müzikal yönü kadar yapım özellikleriyle de dikkat çekiyor.

http://klvrt.ru/delo/changes-come-perevod.html changes come перевод Keman ve benzeri enstrüman yapım işiyle uğraşanlar Luthier olarak adlandırılıyorlar.

игра где ты на острове İsviçre’de çalışmalarını Luthier olarak sürdüren yaklaşık 150 kişi var. Bunlardan biri de Ufuk İrgin.

фильм приказ уничтожить Ufuk İrgin 1992 yılından bu yana İsviçre’de yaşıyor vemeslek olarak keman yapımcılığı ile uğraşıyor. İrgin, enstrüman yapımına olan ilgisinin babadan kalma marangozluk bilgisinden geldiğini aktarıyor ilk olarak.

http://magribart.ru/leon/moskovskaya-pensiya-skolko-sostavlyaet.html московская пенсия сколько составляет İstanbul Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makina Bölümü okuyan Ufuk İrgin, bir süre sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuar Bölümü, Türk Musikisi Enstrüman Yapım Bölümü’ne başlıyor.

как делать скрины на телефоне samsung İsviçre’ye ilk geldiği zamanlardan bahseden İrgin, burada keman yapımıyla ilgili mesleğini icra etmek için uzun süre arayışlara girmiş. “Adım adım Zürich’te ki bütün atölyeleri dolaştım ancak hepsinin kapısı yüzüme kapandı.“ diyor ve kimi zaman “Türkiye’de keman mı çalınıyor?“ gibi sorularla karşılaştığını belirtiyor.

http://personalizedmedicinemanagement.com/community/novoe-raspisanie-dachnih-avtobusov-orenburg-2017.html новое расписание дачных автобусов оренбург 2017 Bir süre sonra Bern-Bregenz’de bulunan Keman Yapım Okulu’na başladığını aktaran İrgin, herşeye sıfırdan başlamış. 4 yıl süren okulunu tamamladıktan sonra da, ilk zamanlarında kapıyı yüzüne kapatan bir firmaya keman yapımcısı olarak girmeyi başarmış.

Keman yapımıyla ilgili merak ettiklerimizi Ufuk İrgin ile konuştuk.

Neden keman?

Eğer keman yapıyorsanız ve yapımını biliyorsanız dünyanın her yerine gidebilir, her yerde iş yapabilirsiniz. Onu düşündüm hep. Bugün İsviçre’de olmamı buna borçluyum. Keman yapımı aynı zamanda beni mutlu ediyor. Bu enstrümanın şekli ve formu hep ilgimi çekmiştir. Ayrıca dünyada spekülasyonları yapılan tek enstrümandır keman. Üzerine bu kadar çok konuşulan, tartışılan ve yazılan başka bir müzik aleti yoktur.

Hala mı?

Evet buna dair manüpülasyon ve spekülasyonlar bitmiyor. Aslında buna dair çalışmalar yıllar önce ünlü italyan keman yapımcısı Stradivarius zamanında bitmiş. Ancak buna rağmen farklı özelliklerde dizayn ve cila arayışları hala var. Bu arayışların iyi yönü, kendi adınıza yeni birşeyler üretmeniz ve yaratmanız.

Sizin çalışmalarınızı farklı kılan şey ne?

İsim farklılığı var sadece. Günümüzde keman yapımı teknik olarak bir standarda oturdu. Yani keman özellikleri dünyanın her yerinde aynıdır. Mesela her deliğin, her köşenin kendine göre oranları vardır. Bunlar değişmez pek.

Bir kemanın kime ait olduğu nasıl anlaşılıyor?

İç tarafa bakıldığında kemanı yapanın isim etiketi ya da damgası yer alır hep. Oradan anlarız.

Kemanı değerli kılan şey ne peki?

Kullanılan doğal malzemeler ve sürekli çalınıyor olması tabii ki. Kemanla sürekli ilgilenmeniz gerekiyor.

Keman yapımı için ne tür malzemeler kullanıyorsunuz?

Keman yapımında 3 çeşit ağaç kullanırız. Asıl ana malzememiz Akça ağacıdır. Üst taraf kapak kısmı için ladin, üst eşik için ise Abanoz ağacı kullanırız. Ayrıca parçaları birbirine yapıştımak için özel bir yapışkanımız da var. Bu yapışkan türü, hayvani deri ve hayvani kemiklerden yapılan sıcak bir tutkaldır.

Keman çalabiliyor musunuz?

Yaptığım kemanı test edebilmek için yeterli derecede çalıyorum. Müzisyenlik yönünün yanısıra daha çok yapım kısmı ile ilgileniyorum.

200 yıllık keman restorasyonları da yapan Ufuk İlgin’e göre müzisyenlerin en büyük korkusu, restorasyon sırasında enstrüman sesinin değişebilecek olması. İlgin bundan dolayı mesleği müzik olan sanatçıların enstrümanlarıyla oynamanın çok tehlikeli olduğunu da aktarıyor.

Bu işi Türkiye’de sürdürmeyi düşündünüz mü hiç?

Evet düşündüm tabii. Burada ilişkiler kemikleşmiş. Göçmensiniz sonuçta.

Bir ara Ankara’ da Bilkent Üniversitesi ile görüşmelerim oldu. O zaman başvurum Üniversite Rektörlüğü tarafından kabul edilmişti. Ancak ne tesadüftür ki önüme o sıra 40 yaş engeli çıktı. Meğerse Türkiye’de 40 yaşına geldiğinizde devlet memuru olarak işe alınmıyormuşsunuz. Bu o zaman çok ilginç ve düşündürücü geldi bana. Şans eseri bu fırsatı birkaç ayla kaçırmıştım. Üniversiteler de bana bu konuda bir olanak yaratmadılar. O sıra çok kızmıştım ve çektim geldim buraya.

Son olarak, bu alanda eğitim almak isteyenlere tavsiyeniz ne olur?

Bregenz’de bulunan Keman Yapım Okulu’na gitmelerini tavsiye ederim. Eğitimsel olarak burada kendinizi geliştirebilirsiniz. Ben 25 yaşımda geldim buraya ve o sıra “Ben bu işi biliyorum“ diye düşünüyordum. Ancak okula başladığımda aslında hiç birşey bilmediğimi farkettim ve herşeye sıfırdan başladım.

Bu aşamaya erişmek için çok çaba harcadım. “Bu işi yapamam“ diye düşünmemek gerekiyor. İstediğiniz takdirde herşeyi yapabilirsiniz.

 

 

ZÜRİCH ELİF ŞAFAK’I AĞIRLADI

Türkiye’nin ünlü yazarlarından Elif Şafak‚“İskender“ isimli kitabının Almanca’ya çevrilmesi vesilesiyle Zürich’e konuk oldu. Kein&Aber Yayınevi tarafından “Ehre“ ismiyle Almancaya çevrilen kitap için önceki gün bir okuma akşamı gerçekleşti.

MOĞOLLAR'DAN UNUTULMAZ KONSER

Anadolu rock müziğinin öncü gruplarından Moğollar Zürich’teydi. Başak Kültür ve Sanat Vakfı yararına sahne alan grubun performansı dinleyicilerine unutulmaz anlar yaşattı.

MEHMET KARAMAN’LA KARİKATÜR...

"Ben ciddi ciddi çiziyorum, çizdiklerime bakanlarsa gülüyorlar."

Bu sözler karikatürist Mehmet Karaman’a ait. Uzun yıllardır karikatür çizen Mehmet Karaman’la mütevazi atölyesinde buluştuk.

Gazi Üniversitesi, Resim Bölümü’nde okuyan Karaman, resime olan ilgisinin çocukluğunda okuduğu Texas, Tarkan, Zagor gibi çizgi romanlara dayandığını söylüyor. Onu karikatür ve resim çalışmalarına  yönelten sebebi ise şöyle açıklıyor:

“Daha öncelerde, resim ya da karikatürü meslek olarak yapmak aklımın ucundan bile geçmemişti. Ancak Ankara’da gazetecilik bölümü okuyan güzel bir kız sayesinde böyle bir maceraya atıldım. (gülüyor) Tatillerde Adana’ya gelen bu güzel kızın anlattıkları ayarttı beni. Daha sonra beş parasız kalkıp Ankara’ya gittim ve üniversiteye başladım.“

Çizdiklerini, o zamanlar yayınlanan ünlü karikatür dergisi Gırgır’a da göndermiş. 1987 yılından bu yana İsviçre’de yaşayan Karaman, eğitimine Schule für Gestlatung Zürich’te devam edip, çalışmalarını geliştirmiş.

Birçok yerde atölye ve sergiler açan sanatçı, sergilerine şu an Horgen’de bulunan Gençlik Kütüphanesi’nde devam ediyor.

Çizimlerinizden bahsedebilir misiniz? Ne tür özellikler taşıyorlar?

Renkli ve ispirtolu kalemlerle çalışıyorum genelde. Bunları çantamda taşırım hep ve gittiğim her yere götürürüm. Teknik olarak sulu boya, ekolin tercih ediyorum. Bazen de keçeli kalem... Normal kağıtta keçeli kalem dalgalanma yapmıyor. O yüzden eskiz olarak başladığım çizimler, normal kağıtta genellikle keçeli kalem ile renkleniyor.

Herhangi bir olayı karikatürle anlatmak nasıl birşey?

Farklı tabii. Ne anlatmak istediğimi çizgiyle anlatıyorum.  Ancak espri algısı kimi zaman kişiden kişiye değişebiliyor. Görenler hiç ummadığım şekilde anlamlar da çıkarabiliyorlar. Bazı yorumlar beni de şaşırtıyor ve güldürüyor!

 

İlhamınızı nereden alıyorsunuz?

Yaratacılık... Bir iç sesim var. O yaratıcılığın sesidir. Resim çizerken genellikle o iç sesimi dinlerim. Sosyal ve iş yaşamında, durakta, yolda karşılaştığım şeyler bana ilham verir.

Karikatürlerinize daha çok ne yansıyor?

Göçmenlik önemli bir konu. Sürekli olarak işleniyor bu. Ben de o açıdan bakıyorum çoğu zaman.

Çizerken ruh haliniz nasıldır? Güler misiniz?

Çizerken çok ciddiyim. Ancak insanlar bakarken çok gülüyorlar. (gülüyor) Sıkıntı bastığı zamanlarda oturup çizerim genelde. Çizim bitiğinde kendimi rahat hissediyorum.

Konular nasıl çıkıyor ortaya?

Konu bulmada sıkıntı yaşamıyorum pek. Mesela SVP’ye kızdığımda elime bir kalem alıp çiziyorum.      ( Gülüyor)

Karikatürleriniz kimi zaman provokatif oluyor mu?

Provokatif karikatürler çizmiyorum pek. İnsanların kutsallarına dokunmak gerekmiyor. Dar pencereden bakanlar, kendini hedef hissedenler çabucak tepki gösterebiliyorlar. Aşırı alınganlık ve şüphecilik  yaygın bir hastalık! Çizgi dilini anlayacak kadar zeki, hoşgörülü ve kültürlü nesiler yetişsin istiyorum! 

Etkilendiğiniz sanatçılar kimler?

Tullio Pericoli’yi çok severim. En çok da güney manazaralarını. Toskana’yı fonda kullanışı çok hoş gelir bana. Oradaki selvi ağaçları bana Adana ve Çukurova’yı anımsatır. Selçuk Demirel, Semih Balcıoğlu, Raul Dufy, Steadman, Levine, Januşevski gibi çizerler ve ressamlar da beni etkileyen diğer insanlardır.

Daha önceleri çocuklara yönelik eğitim kursları da veren Mehmet Karaman,  ailelerin ilgisizliği nedeniyle kurslara ara vermek zorunda kalıyor. Bu durumdan yakınan sanatçı, bu konuda aileleri daha duyarlı olmaya çağırıyor.

Bilgisayar çizim programları ile birlikte, elle çizilen karikatür değerini yitiyor mu?

Eskisi gibi değil tabii ki. Karikatüristin kendini göstereceği alanlar azaldı. Birçok karikatürist bırakıyor bu işi. Günümüzde, bir grafiker bir iş yaparken orası için aynı zamanda karikatür de çiziyor. Kendisi yapamasa bir illustrator’a çizdiriyor.

Elle çizim konusunda çok bir gerileme var maalesef.

Günlük gazete karikatürcülüğünü nasıl buluyorsunuz?

Gazete karikatürcülüğü biraz sıkıntılı. Çünkü yoğun bir baskı var üzerinizde. Hergün çizdiğinizde sürekli bir fikir üretmek zorundasınız. Bu kaliteyi düşürebilir diye düşünüyorum.  Öte yandan, üzerinizde var olan bu baskı sizi üretmeye de zorluyor tabii.

Birçok karikatür dergisine de çizen Karaman, İsviçre’de ve Türkiye’de düzenlenen karikatür yarışmalardan bir çok ödül aldı.

Karikatür sanatçısı, son olarak Abidin Dino Portre Yarışması’na gönderdiği bir eseri  ile “En iyi 10 Portre“ arasına girmeye hak kazandı.

 

 

ZÜRİCH’TE “GÜLDÜR GÜLDÜR“

Ekranların sevilen komedi-tiyatro programı “Güldür Güldür“ Avrupa turnesi kapsamında Zürich’teydi. BKM oyuncuları, birbirinden eğlenceli skeçlerle izleyicilerini kahkahaya boğdular.

2014 OSCAR ÖDÜLLERi SAHiPLERiNi BULDU

86. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. En İyi Film ödülünü '12 Years A Slave' alırken, 'Gravity'  En İyi Yönetmen dahil toplam 7 ödül kazanarak geceye damgasını vurdu. En İyi Erkek Oyuncu Matthew McConaughey ve En İyi Kadın Oyuncu Cate Blanchett seçildi.

Savaş Aslan

İsviçre’de halk müziği ile ilgili çalışmalarıyla adından söz ettiren Savaş Aslan ile buluşuyoruz. Savaş Aslan İsviçre’deki halk müziği alanında önemli bir boşluğu dolduruyor.