İsviçre'deki haber kaynağınız.

Yasemin Schreiber pekin-www.haberpodium.com

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum Uzmanı

Psikoterapist

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

http://ruspolikor.ru/home/shodnya-zhd-stantsiya-karta.html сходня жд станция карта Hayatı yaşanır kılan şeyler

 

Olimpiyatlarda okunu yayına takmış, yayı germiş, oku tam atmak üzere olan sporcunun, ya da sahnede piyano çalan konser piyanistinin bir yüz ifadesi vardır. Kendini tamamen o an yaptığı işe odaklamış, kendinden geçmiş olmanın ifadesi... Hayranlıkla, biraz da tuhaf bularak izler onu seyirci.

Çağdaş filozof Mihalyi Csikszentmihályi`nin akış olarak tanımladığı bir ruh hali vardır. Kişinin kendi varlığını, duygularını, zaman kavramını unutarak o an yaptığı etkinlikle bütünleştirmesi, yapıyor olduğu şeye tamamen dikkatini vermesini “akış“ olarak tanımlıyor. Akan suyun insanı beraberine taşımasından esinlenerek koymuş bu adı filizof. Aslında binlerce yıldır, örneğin budizm, taoizm gibi öğretiler akış kavramına benzeyen zihinsel durumlardan söz etmişler.

Kusursuz bir mutluluk duygusu yaratıyor akış. Bu duruma ulaşabilmek için tam konsantrasyon ve yapılan eylem üzerinde kontrole sahip olma hissi gerektiriyor. Ayrıca sizi sınırlarınıza götüren, bu esnada da çözebileceğiniz bir göreviniz olmalı. Yani aktif olarak bir şeyler yapmanız gerekiyor. Mutlu bir tesadüf eseri bir konser piyanisti değilseniz, olimpiyatlara da, televizyon karşısında fındık fıstık yiyerek katılmayı tercih edenlerdenseniz, bunlar ilk bakışta kötü haber gibi görünebilir.

Csikszentmihályi’ye göre akış, tamamen bir noktada toplanmışmotivasyondur. Araştırmalar, boş zamandan ziyade iş başındayken akış durumunun yaşandığını gösteriyor. Her ne kadar boş zamanımızı değerlendirmeye veya keyif çıkarmaya dört elle sarılsak da, çalışmak iyi geliyor anlaşılan.

Çalışmak sadece maddi açıdan değil, kendimizi sağlıklı hissetmemiz açısından da önemli. Ne yazık ki günümüzde iş hayatı o kadar çok kurala bağlı ki, yaratılıcılığa fazla yer kalmıyor. Bu nedenle çalışırken akış durumu yaşamak, yaptığımız işten tatminiyet ve mutluluk duygusu kazanmak zor.

Bu arada iyi haberler de var; Akışa herhangi bir etkinlik sırasında ulaşmak da mümkün. Çok basit görünen bir işi, daha önemli olduğunu düşündüğümüz bir işe gösterdiğimiz aynı değeri vererek yapmak ya da mükemmelciliği bir yana bırakıp işe oyun oynar gibi yaklaşmak önemli.

Örneğin, yeni temizlenmiş bir tuvalete girdiğinizde tuvalet kağıdının ucunu üçgen şeklinde katlanmış bulursunuz, hoşunuza gider. Birisi sizin için hazırlamıştır bunu ve birilerinin görünce hoşlanacağını düşünerek, yaptığı temizlik işinin değerinin bilincinde olarak çalışmıştır.

Bu yazıyı hazırlarken Bodrum`daydım. Yılın bir kısmını Zürich`te, bir kısmını Bodrum`da geçiren, Ingilizce’den ve Almanca’dan Türkçe`ye roman çevirileri yapan bir arkadaşımla ortak bir projemiz vardı. Roman çevirmenliği kendine has bir sanattır. Stili bozmadan yazarın ne demek istediğini aktarır, aynı zamanda tercüme gibi kokmaz iyi çevrilmiş kitap. Bodrum`da çevirdiğimiz söz konusu kitabı Almanca olarak yazmıştım. Kafa kafaya verip yoğun bir fikir alış verişi yapıyorduk ve arkadaşım nakış işler gibi özenle aktarıyordu kitabı Türkçe`ye. Bu yoğun anlarda ikimizin de akış yaşadına eminim.

Bodrum`a gidince sadece çalışmak mümkün değil tabi. Mandarin kokulu lokumların, meze sofralarının, balıkçıdan alıp lokantada pişirttiğiniz leziz levreklerin ülkesinde eski ve yeni dostlarla zevkli sohbetler de edilir. Vaktin nasıl geçtiğinı anlayamazsınız bile.

Bir arkadaş kendi yaptığı likörleri içmeye davet etti bir gün. Vişneyi, çekilmiş kahve ve çekirdek kahveyi ya da kırılmış bademi belli oranda şeker, su ve alkolle karıştırıyorsunuz. İki ay beklettikten sonra da likör yapmak için tülbentten geçirip süzüyorsunuz. İki ay boyunca her gün, arkadaşın tabiriyle, çalkalansın diye likörle biraz dans ediyorsunuz. Gidip dükkandan da alabilirsiniz tabi, iki ay evde uğraşacağınıza. Ama, yapması bir zevk, sunması, paylaşması ayrı bir zevk.

Bir akşam üstü Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü`ne gittik. Doğaya saygılı bir mekanda kahvehanelerde oturur, birbirinden narin el emeği yapıtların satıldığı butikleri, Türkiye`nin her tarafından gelmiş ustaların gümüş, deri, testi, çanak çömlek atölyelerini, sergi salonlarını gezer, akşamları taş kemerler arasında şiirler, konserler dinlersiniz Dibeklihan`da.

Hazırladığı her yemeği bir sanat eserine çeviren başka bir arkadaşa davetliydik bir kere de. Türkçeyi tüm incelikleriyle öğrenmiş İsviçreli eşiyle iki ay Zürich`teki evlerinde misafir etmişler ressam ve heykeltraş Rıfat Koçak`ı. Hurda toplamışlar, bunlardan heykel yapmış sanatçı. Dibeklihan`da sergilenen eserlerin arasında Rıfat Koçak`ın hurdadan metal hayvan heykelleri de vardı.

Sanat, kanımca, bir fikrin, duygunun, ruh halinin ifadesi olup, dinleyici, seyirci veya okuyucuda duygular yaratır, düşünmeye davet eder. Sanat eserinin yaratılmasında kullanılan malzeme veya tekniğin rolü çok önemli değildir. Sadece bir yardımcıdır.

Sanat ve yaratıcılığın psikolojik veya bedensel hastalık yaşayan, kronik ağrı, acı çeken insanların iyileşmesinde önemli bir yeri var. Akış durumuna götürebilme gücü şifa getirir. Sağlık sigortası ödemez bunu gerçi ama, sanat eseri yaratmak için de çok fazla bir şey gerekmez.

Sağlığı, sıkıntı yapan ve denkleştiren etkenlerin dengede bulunması olarak tanımlayabiliriz. Hastalık veya ağrı yaşandığında, terazi sıkıntı kısmına doğru eğilir. Kronik hastalıklarda sıkıntının verdiği yükü ortadan kaldıramıyorsak, denkleştiren öğeler koyabiliriz terazinin öbür kefesine. Buna mümkün olduğu kadar sık akış durumuna geçerek ulaşabiliriz. “Bir firma kurmak soğan doğramaktan önemli değildir“ diye bir deyim var Zen Budizminde. Yaptığınız işe, küçük olsun, büyük olsun, aynı özeni gösterin, anlamına geliyor bu söz.

Kültür ve Sanat Köyü`nün girişinde, “Varlıklı olmak için değil, var olmak için uygulanmış bir projedir Dibeklihan“ yazıyor. Yolunuz düşerse Bodrum`a, bir ziyaret edin derim.

www.praxis-schreiber.ch

 

 

 

 

Yasemin schreiber pekin-www.haberpodium.com

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum Uzmanı

Psikoterapist

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

из рук в руки в уфе холодильники Ҫocuk Arzusundan Arzu Edilen Çocuǧa

 

Günümüzde her altı ҫiftten biri doǧal yollardan çocuk sahibi olamamaktan șikayet ediyor. Günümüzde gelișen tedavi yöntemleri sayesinde çiftlerin büyük kısmı ҫocuk arzularını gerҫekleștirebiliyor.

Planlı hamilelik hem kadın hem de bebek için en sağlıklısıdır. Hamile kalmadan 2 ay öncesinden başlayıp, hamileliğin ilk 3 ayında da devam edecek şekilde günde 0,4 mg. folik asit kullanımı, bebekte beyin ve sinir sisteminde problem olma ihtimalini azaltır. Anne adayı üç ay öncesinden genel bir check-up'tan geçip, smear testi ve jinekolojik muayene yaptırmalıdır. Kansızlık varsa, hamilelik öncesi normal seviyeye getirilmeli, enfeksiyon hastalıkları açısından anne adayı taranmalıdır. Hepatit B, C, HIV ve kızamıkçık virüsleri gebelikteki en büyük sorunlardır. Eğer annenin kızamıkçık açısından bağışıklığı yoksa kızamıkçık aşısı yapılmalıdır. Bu arada anne adayı sigara ve alkol gibi alışkanlıklardan kendini uzak tutmalı, ağır bir işte çalışıyorsa bunu yeniden organize etmelidir.

http://xn--12-mlctpfqq7a.xn--p1ai/wp-content/spar-perevod-s-gollandskogo.html спар перевод с голландского Doǧal yoldan hamile kalmak

Hamile kalma, yumurtlamanın ne zaman olacaǧını bilmek yardımcı olur. Adetleri düzenli olan bir kadında yumurtlama, adet kanaması bașlamadan 14 gün önce gerҫekleșir. Her kadının döngüsü bașka türlü olduǧundan yumurtlama gününü tam olarak belirlemenin en emin yolu ovulasyon testi yapmaktır. Bu testleri evde yapmak mümkündür. Tespit edilen günden üҫ gün öncesi ve üҫ gün sonrası sırasında 2-3 günde bir cinsel ilișkide bulunmak hamile kalma șansını arttırır. Daha sık ilișki, sperm kalitesini düșürdüǧünden dolayı pek önerilmez.

http://webacktravel.com/wp-content/sotsialnoe-razvitie-subektov-rf.html социальное развитие субъектов рф Erkek mi kız mı?

cocuk cinsiyeti belirleme-www.haberpodium.comBir erkek ya da kız doğurmak belirli oranda yapılan etkilerle mümkündür. Spermlerin bir kısmı dişi sperm hücresi (X-Kromozomu), bir kısmı da erkek sperm hücresi (Y-Kromozomu) tașır. Dişi sperm hücreleri yavaş ve daha uzun ömürlüyken, erkek sperm hücreleri daha hızlı ve kısa ömürlüdür.

Yumurtlamadan üç gün önce cinsel ilişkide bulunduğunuzda, daha uzun ömürlü sperm hücrelerinin kız çocuğu döllendirme şansı daha yüksektir.

Yumurtlama anında veya bir-iki gün sonra cinsel ilişkide bulunduğunuzda, hızlı erkek sperm hücreleri ile bir erkek çocuğu döllendirilmesi ihtimali daha büyüktür.

стихи о временах года 3 класс Doǧal yoldan olmuyorsa...

Korunmadan düzenli cinsel ilișkide bulunulmasına raǧmen bir yıl iҫersinde gebelik elde edilemediğinde infertilite, yani kısırlıktan söz ederiz. Annenin yaşı eğer 35 ve üzerinde ise bu süreҫ 6-8 aya iner. Sonrasında zaman kaybedilmeden uzman bir hekimden yardım alınmalıdır.

Infertilitenin nedenleri; örneǧin erkeklerde sperm kalitesinin, hızının veya sayısının düșük olması, kadınlardaysa tüplerde tıkanıklık, yumurtlama bozukluǧu veya endometrioz gibi sorunlardan kaynaklanabilir. Bunun yanında stres, sigara tüketimi, așırı kilo ve ileri yaș da gebelik șansını düșürür. Bazı durumlarda da hiҫbir neden bulunamaz. Erkek ve kadında tetkiklerin yapılmasına aynı zamanda bașlanması gereklidir.

http://master-door.kiev.ua/images/elektronnaya-podpis-v-eliste-gde-delayut.html электронная подпись в элисте где делают Așılama tedavisi

Bu tedavi yumurtlama döneminde spermelerin basit bir yöntemle rahim içine yerleştirilmesi ile uygulanmaktadır. Bu yöntem tüplerin sağlıklı olduğu ve nedeni açıklanamayan fertilite problemlerinde önerilmektedir. Aşılama tedavisi normal bir adet rahatsızlığının ötesinde ağrılı bir yöntem olmayıp genelde fertilte ilaçları ile birlikte uygulanmaktadır.

İsviҫre´de bir ҫok fertilizasyon merkezi 43 yașını bitirmemiș olan kadınlara tedavi sunar. Genelde 6-12 aylık fertilizasyon terapisi ve 3 defa așılama tedavisi hastalık sigortaları tarafından karșılanır.

http://cjscentreforbeauty.com/wp-content/drozhzhevoe-testona-kefirei-mayoneze.html дрожжевое тестона кефиреи майонезе Tüp bebek

Tüp bebek tedavisi, yumurtaların ve spermlerin vücut dışında biraraya getirilerek döllenmenin elde edilmesidir. Döllenen yumurtalar bölünmeye başlayınca rahime yerleştirilir. Sperm sayısı, yapısı ve hareketi ile ilgili ciddi problemlerde, yumurtalık kanallarının tıkanıklıǧı, endometriozis ve yumurtlama sorunlarında, önceden uygulanan aşılama tedavilerinin başarısız kaldığı durumlarda ya da açıklanamayan infertilitede kullanılmaktadır.

Tekrarlayan gebelik kaybı olan çiftler de tüp bebek tedavisinden yarar görebilmektedir. İleri kadın yaşı söz konusu ise tüp bebek tedavisi öncelikli olarak düşünülmelidir. Zamana karşı yarışılan bu dönemde tüp bebek tedavisi en doğru seçim olabilir.

Tüp bebek tedavisinin bedeli 5000-7000 Frank civarındadır, ayrıca hormon tedavisi gerektiǧinde üstüne 2000 Frank masraf eklenebilir. Bunları sigortalar karșılamaz, kendiniz ödemek zorundasınız.

cocuk cinsiyeti belirleme-www.haberpodium.comHormon terapisine bașlamadan önce ültrasonla yumurtalıklar kontrol edilir. 2-3 hafta yumurtalık hormonu tabletleri olan Primolut N verilir. Bundan sonra 10-13 gün süreyle yumurtalarının gelișmesini saǧlayan, tabi bir hormon olan FSH ile günlük enjeksiyonlar yapılır. Aynı zamanda bedende üretilen hormonları bastırmak amacıyla da bir hormon daha enjekte edilir. Olgunluğa erişen yumurtalar, hCG enjeksiyonunu ile çatlatıldıktan sonra bir iğne aspirasyon yöntemi ile toplanır ve laboratuar ortamında erkekten alınan spermler ile döllenmeleri sağlanılır. Yumurtaların toplanması genel anestezi altında yapılabildiği gibi lokal anesteziyle yapılabilmektedir. Döllenen yumurtalar, 2 ila 3 gün boyunca laboratuarda kültür ortamlarında gelişmeye bırakılmakta ve bu süre sonunda en iyi gelişen embriyolar seçilerek rahim içine geri yerleştirilmektedir.

Sperm sayılarının çok düşük olduğu, sperm hareketlerinin ileri derecede azaldığı çiftlerde mikro enjeksiyon yöntemi de uygulanmaktadır. Bu yöntemde tek bir sperm yumurtanın içine yerleştirilir.

http://www.vis-vitalis-forum.ru/data/o-bozhe-kakoy-muzhchina-natali-peredelannaya.html о боже какой мужчина натали переделанная Tedavinin riskleri

Yumurta sayısını artırmayı amaçlayan her fertilite tedavisinden sonra çoğul gebelik riski artmaktadır ve nadir de olsa 'over hipersitimülasyonu' olarak adlandırılan yumurtalıkların normalden fazla uyarılması durumu olușabilir.

Tedavi esnasında sıcak basması, göğüslerde hassasiyet, bulantı, duygusal dalgalanmalar gibi yan etkiler görülebilir.

http://adstime.us/wp-content/nemeet-litsoi-ruki-prichini.html немеет лицои руки причины Psikolojik destek ҫok önemli

Gerҫekleșmeyen ҫocuk arzusu ҫiftlerde büyük bir duygusal stres yaratır. Sevinҫ, ümit, hayal kırıklıǧı, suҫluluk ve yetersizlik gibi inișli ҫıkıșlı duygularla ҫalkalanır, depresyona bile girebilir ҫiftler. Gitgide artan gerginlik karı-koca ilișkisini yıpratır. “Biz birșeyleri yanlıș mı yaptık?, Bașkaları sorun yașamıyor, ҫevremizdekiler anlayıș göstermiyor, evliliǧimiz ve cinsel yașamımız ҫocuk arzusu nedeniyle yıpranıyor, stresli ve korku dolu bekleme süreҫleri nasıl daha kolay atlatılır“ gibi șeyler konușmak iҫin, bu konuda eǧitimli bir psikoterapistten destek alınması ҫok önemlidir.

www.praxis-schreiber.ch

 

 

 

 

Yasemin Schreiber Pekin-haberpodium.com

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum Uzmanı

Psikoterapist

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

автор рассказа в прекрасном и яростном мире Zika Virüsü Üzerine

 

Son dönemlere, özellikle hamile kalmayı düșünen kadınlar üzerinde korku yaratan  Zika virüsü ile ilgili haberlerle karșılaștık.  Zika virüsünden en ҫok Brezilya etkileniyor. Brezilya'da daha önceleri yılda 150 Zika virüsü vakası görülürken 2015`in Ekim ayından bu yana mikrosefali ile doğan bebek sayısı yaklaşık 4 bin olarak kayıtlara geçti. Bu rakam gün geҫtikce daha da artıyor.

Zika virüsü șimdiye kadar 40’tan fazla ülkede görüldü. WHO (Dünya Saǧlık Örgütü), Şili ve Kanada dışında tüm Amerika kıtası için acil durum ilan ederken, özellikle El Salvador'da ailelere 2018 yılına kadar çocuk sahibi olmamaları uyarısında bulunuldu.

Zika virüsü 1947'de Uganda'nın Zika Ormanı'nda yaşayan maymunlarda keşfedildi. İlk kez 1952`de insanlarda görüldü, fakat uzun süre dikkat ҫekmedi. 2015`te Afrika,  Güneydoǧu Asya, Pasifik adalarında görüldü, oradan Güney Amerika kıtasına ve Karaiplere sıçradı. Hastalık Aedes aegypti denilen Batı Nil kaplan sivri sineği yoluyla yayılıyor.

кортизол значение норма Belirtileri nedir?

Vakaların bir kısmında ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı olurken, yüzde 70-80`inde pek belirti görülmüyor. Virüs nadiren sinir sistemini etkileyip felce yol açabilen Guillian-Barré Sendromu gibi hastalıklara da yol açabiliyor. Zika virüsü anneden karındaki bebeğe geҫiyor. Yeni doğan bebeklerde mikrosefali (küçük kafa) hastalığına, zihinsel özürlülüğe yol açıyor.

Tedavisi var mı?

Hastalığın henüz özgün bir tedavisi yok. Araştırmacıların Brezilya'ya gidip topladığı numuneler Teksas`ta yüksek güvenlikli bir laboratuvarda inceleniyor. Önleyici aşı üzerindeki çalışmaların uzun zaman alabileceği belirtiliyor. Dişi sivrisinek sokması sonucu insana bulaşabilen virüsün önlenmesi kapsamında Brezilya'nın Piracicaba bölgesinde testler yapan şirketin araştırmacıları, genetiğiyle oynanmış kısır erkek sivrisinekler sayesinde, dişi sivrisineklerin taşıdığı virüslü larvaların büyük oranda yok edildiğini gözlemledi. Testlerde, bu yöntemle larvaların yüzde 82 oranında azaltıldığı görüldü.

Hastalığın diğer kıtalara da sıçrama ihtimali var, ancak böyle bir durumun oluşması tam bir felaket senaryosu anlamına geleceğinden şimdiden çok sıkı önlemler alınmış durumda. Bilim adamları, WHO`nun Ebola salgınından ders çıkarması ve uzmanlardan oluşan acil bir komite kurması gerektiğini belirtiyor.

Nasıl korunulur?

WHO`nun turistlere tavsiyesi hamile olmayı planlayan kadınlara ve anne adaylarına tüm hamilelik sırasında Zika virüsünün görüldüğü ülkeleregitmemeleri. Ayrıca söz konusu ülkelerde 24 saat koruyucu spreyler kullanmak, kolları ve bacakları kapatan, açık renkli, sık dokunmuş giysiler giymek, kokulu kozmetik ürünlerden kaçınmak önemle vurgulanıyor. Koruyucu spreyler giysilere, yatmadan en az 5 dakika önce yatak çarşaflarına, yastıklara da sıkılabilir. Sivrisinek itici ilaçlarla muameleden geҫmiș cibinlik kullanılması tavsiye ediliyor. Cibinlik uҫlarını yatak altına sıkıştırmayı unutmamak gerek. Gece yatmadan önce duș yapmak ter ve parfüm kokusunu azalttığından koruyucu oluyor. Otel odalarında pencerelerde tel olmasına dikkat etmek gerek.

Zika virüsü insan sperminde de görülüyor ve kanda yaşadığından daha uzun süre yaşıyor spermde. Turistlerin ve söz konusu ülkelerden dönenlerin prezervatif kullanmaları vurgulanıyor. Ancak bulaşma riskinin ne kadar sürdüğü henüz kesin bilinmiyor.

Zika virüsü-haberpodium.comİsviҫre´de risk var mı?

İsviçre’de Zika virüsü taşıyan Aedes aegypti (Batı Nil kaplan sivri sineği) yoktur. Avrupa`da görülen tek tük enfeksiyon vakalarının hepsi son zamanlarda Amerika kıtasına seyahat etmiş kişilerdir. Ancak Tessin bölgesinde son yıllarda Aedes albopictus (Asya kaplan sivri sineği) görülmüştür. Bu cins sivri sinek 1990 yıllarında Güneydoğu Asya`dan ticaret kamyonları yoluyla İtalya`ya, oradan daha kuzeydeki Avrupa ülkelerine gelmiştir. Bu sivri sinek Dengue ve Chikungunya ateşi denen tropik hastalıkların taşıyıcısı olabilir. Ҫok yağış alan sıcak ülkelerde, herhangi bir su birikintisinde, örneğin dikkatsizce atılmış eski araba lastiklerinin iҫinde larvaları gelişir. İsviçre hükümeti ülke iҫin bir tehlike olmadığını söylüyor. Isviҫre`de görülen sivrisineklerin hiçbirinde bahsedilen virüsler görülmemiştir. Kaplan sivrisinekleri kap iҫindeki sularda ürediklerinden sıcak mevsimde ortada su bırakmamak ҫok önemlidir. Sebze-meyve sulama kaplarında, vazolarda su kalmamasına dikkat edilmesi önemle vurgulanıyor. Sivrisinekler, otellerin kapalı yüzme havuzlarında kış aylarında bile üreme imkanı bulabilirler.

Türkiye`de durum nasıl?

Türkiye iҫin kesin bir risk görülmediği ifade ediliyor. Saǧlık Bakanlıǧı; Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Pasifik Adaları ile Orta ve Güney Amerika'da Zika virüsünün yayılmaya devam etmesi nedeniyle bu bölgelerdeki ülkelere gidecek olanları uyarıyor.

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Türkoğlu`na göre virüs için bulaştırıcı olan Aedes cinsi sivrisinekler Türkiye`de de bulunuyor ve “Sivrisinek aktivitesinin bulunmadığı kış mevsiminde ülkemizde bir salgın tablosunun çıkması beklenmese de yaz aylarında salgından etkilenmemek için önlemler alınmalı. Sıtmayı bulaştıran sivrisinekler ile Zika virüsünü bulaştıran sivrisinekler farklı. Her sivrisinek her bölgede bulunmaz ve yaşayamaz. Burada en önemli şey sivrisinek ısırmasına karşı alınacak tedbirlerdir.” diyor.

Anne adayları dikkat!

Tropik ülkelere seyahat etmek isteyen hamilelerin, kronik hastaların, küçük çocuklu ailelerin doktorlarına danışmaları, mümkünse gitmemeleri, eve döndükten sonra hastalık belirtileri halinde doktora görünmeleri önemlidir. Hamilelerde Zika virüsü şüphesi halinde sık ve düzenli olarak ultrason ve diğer kontrollerin yapılması gerekir.

 

 

 

Yasemin Schreiber-Pekin-www.haberpodium.com

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum Uzmanı

Psikoterapist

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Uykusuzluk

 

Gün boyu gözleri yanan, kafası kurșun gibi aǧır olan, geceleri de koyun sayıp sabaha kadar uykusuzluk ҫekenlerden misiniz? O halde yanlız deǧilsiniz!

Yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 15`i aǧır uykusuzluktan șikayet ediyor. Özellikle orta yașlı kadınlarda bu oran yüzde 53`ü bulabiliyor. Uykusuzluk faktöründe, psikolojik sorunların ve çeşitli hastalıkların yanı sıra sadece kadın olmak da önemli bir etken. Uyku sorunu yaratan nedenlerin başında; depresyon, aǧrı, hormon düzensizliği ve vardiyalı ҫalıșmak gibi etkenler geliyor. Kadınlarda görülen menopoz, gebelik, ay hali gibi doǧal durumlar da uykusuzluk yaratabiliyor.

Uykusuzluk, tükenme hissini, aǧrılara karșı tahammülsüzlüğü, sosyal yaşamdan çekilmeyi, kaza ve depresyon riskini yükseltiyor.

Kadınlar bașka türlü uyuyor

Yetișkinlerde ortalama 7-8 saat olan günlük uyku süresi yaș ilerledikçe azalır ve bu süre 60 yașından sonra 6 saate düșer. Psikolojik faktörleri inceleyen araștırmacılar kadınların erkeklerden daha farklı uyudukları sonucuna varıyorlar. Kadınların bir saat daha fazla uykuya ihtiyacı oldukları, uykunun daha hafif, uykuya dalma süresinin daha uzun olup, geceleri daha sık uyandıkları vurgulanıyor. Östrojenle progesteron hormonları kadının uyku kalitesini ve keyfini etkiliyor. Kadın, ҫocukları ve eși uyurken bekҫi gibi görüyor kendisini.

Isvicre haberleri-www.haberpodium.comAraştırmacılar yatak odasının adeta kadının ҫalıșma odası olduğunu ifade ediyorlar. Burada kastedilen şey cinsel yașamdan öte, daha çok evdeki sosyal ilișkiler. Ailede huzurlu ortam yaratmanın kadınların görevi olması, ev ortamını kadının iș yeri yapıyor. İșini bitirip akșam eve gelen erkek, yatak odasında huzur bulup dinlenirken kadınlar iҫin ișle dinlenme ortamı arasında büyük bir fark olmuyor.

Erkeǧin uyurken ҫıkardıǧı tatlı horlama sesi, yanında yatan kadına rahatlatıcı gelebilir. Sanırım Taș devri erkeklerinin maǧaranın etrafındaki hayvanları kaҫırmak iҫin horlamaları gerekliydi. Fakat evin duvarlarını yıkan horlama sesinden uyuyamayanlara yatak odalarını ayırmaları veya arada bir ayrı yatmaları öneriliyor. Araştırmalara göre, yanında erkek yatmayan kadınlar genelde daha iyi uyuyorlar.

Küҫük ҫocuǧu olanlardan sık duyduǧum konulardan biri de, ҫocuǧun anne ve babasının yataǧında uyuması. Emzirirken rahat bir ҫözüm yolu olarak görülen bu durum kısa bir süre sonra cinsel yaşamı ve uyku kalitesini olumsuz etkilemeye bașlıyor. Bașından beri bebeǧi kendi yataǧına alıștırmak, uyanan ҫocuǧu kucakta gezdirmek gibi eğlenceli gece etkinliklerinden kaҫınmak ҫok önemli bu durumda. İșin tadını alan küҫük afacan ise anne babasını parmaǧında oynatıyor adeta.

Hafta sonlarında jetlag yașayanlar

Geҫenlerde üҫ haftalığına Küba`ya tatile gittik. Gidiște ve dönüște altı saatlik bir zaman farkına uyum sağlamamız gerekiyordu. Jetlag denen bu durumda bedenimiz “uyku” diye bağırırken, beynimiz gecenin ikisinde sabah oldu sanıyordu.

Ergenlik sırasında yașanan deǧișikliklerden biri de uyku ritmidir. Küҫükken, pazar sabahları daha gün doǧmadan sizi uyandıran ҫocuǧunuz, artık öǧleden sonra zor kalkıyor yataǧından. Hafta sonlarında geceyi gündüz yapan genҫler, Pazartesi sabahları Atlantik Okyanusu`nu așmıș gibi oluyorlar. Yani benim tatil dönüșü 10 günde zor alıștıǧım jetlag durumunu her hafta bașında yașıyorlar.

Uykuyu olumsuz etkileyenler listesinde antidepresanlar, tansiyon, astım, mide ilaҫları, antibiyotikler ve hormon iҫerikli ilaҫlar var. Ҫay, kahve ve alkol de dahil bu listeye. Alkol ve uyku ilaҫları bir ҫözüm olmuyor. Baǧımlılık ve uyku kalitesinin bozulmasıyla yeni sorunlar programlanıyor sadece.

Uyku temizliǧi kuralları

Bazı kișiler istedikleri anda uykuya dalarlar. Acıkan insanın yemek yemesi gibi doǧaldır uyumak. Leziz bir yemek kokusu aldıǧınızda aǧzınızın sulandıǧını siz de yașamıșsınızdır. Yataǧa yattıǧınızda gevșeyip uykuya dalmak da buna benzer bir refleks haline getirilebilir. Uyku refleksinin gelișebilmesi iҫin “uyku temizliǧi” kurallarına uymak gerekir. Bunun için;

  1. Yatak odasını serin, loș ve sakin tutun. Yatakta televizyon seyretmeyin, bilgisayar kullanmayın ve yemek yemeyin.
  2. Uyku ritmini bozan yașam tarzından kaҫının. Gündüz uyumayın.
  3. Yatakta uyumadan geҫirdiǧiniz zaman kısa olmalı. Bir saatin iҫinde uykuya dalamıyorsanız kalkın. Kitap okumak, müzik dinlemek gibi sakin meșgaleler bulun kendinize ve bir süre sonra tekrar dönün yataǧa.
  4. Ҫay, kahve, nikotin gibi uyarıcılardan, stresli konușmalardan ve etkinliklerden akșam saatlerinde kaҫının.

Neler yapılabilir?

Uykusuzluǧa neden olacak bir hastalık, psikolojik sorun, ilaҫ veya madde tüketimi varsa, sorun ortadan kaldırmaya ҫalıșılır. Ayrıca uyku temizliǧi kuralları da uygulanabilir. Horlamayla birlikte uyku sırasında nefes kesilmesi (uyku apnösü) yașanıyorsa, bununla ilgili teșhis uyku laboratuarında konulur. Uyku ilaҫları baǧımlılık yaptığı için, bu ilaçlar genellikle kısa vadeli ҫözümlerdir. İlaçlara alternatif olarak kediotu ve șerbetҫiotu iҫerikli bitkisel ilaҫlar kullanılabilir. Ancak bazı durumlarda uyku düzenleyici antidepresanlar gerekli olabilir.

Uykusuzlukla stres arasında bir kısır döngü ilișkisi vardır. Uyuyamayan insanda sürekli stres hormonları salgılanır. Deneyimlerime göre; sinir sistemini güҫlendiren gevșeme metodları ve bilinҫ altına hitap eden hipnoz terapisiyle iyi sonuҫlar alınıyor. Yöntemler tekrarladıkҫa uyku refleksinin geliștiǧi kanıtlanmıș. Sonunda tam uyku ustası olmasanız da, uyku kalitesini düzeltmeniz mümkün.