İsviçre'deki haber kaynağınız.

Hasim Sancar- www.haberpodium.com

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi Bern Kanton Milletvekili

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

 

сколько кубов в поддоне газобетона 2016 Yılında İsviçre Gündemine Damgasını Vuran Konular

 

2016 yılında İsviçre’de neler olduğunu anlatmadan önce bir şeyi vurgulamadan geçmeyelim; Dünya’daki gelişmeleri, savaşları, zorunlu göçleri, ekonomik krizleri vs. göz önünde tutarsak, İsviçre’de oldukça ‘rahat ve güvenilir’ bir ortamda yaşadığımızı ve diğer insanlara yardımda bulunabilme şansına sahip olduğumuzu söyleyebilirim.

2016 yılında İsviçre’de en çok konuşulan konular şöyleydi;

 

авиакомпания россия за сколько часов можно регистрироваться FIFA skandalları

Fifa baskani infantino - www.haberpodium.com

Yeni FIFA başkanı da Kanton Walis’in bir köyünden(!)

Bilindiği gibi 2015 yılında, 111 yıllık bir tarihe sahip olan FIFA’nın en büyük skandalına şahit olunmuş ve ortaya çıkan bir takım yolsuzluk ve rüşvet olaylarıyla tüm futbol dünyası çalkalanmış, FIFA’ya bağlı 41 kişi ve kurum hakkında ABD’de dava açılmıştı. Diğer birçok rüşvet ve yolsuzluk olaylarının yanında, Dünya Kupaları’nın 2018’de Rusya’da ve 2022’de Katar’da yapılması kararını alan Yürütüme Kurulu’nun 24 üyesinden 12’si yolsuzluk yapmak ve zimmetine para geçirmekle suçlandı. Bu suçlamalardan dolayı merkezi Zürich’te bulunan FIFA’da aramalar yapılmış ve aynı gün kurumun 7 yöneticisi tutuklanmıştı. FIFA Başkanı, İsviçre’nin Walis Kantonu’ndan 79 yaşındaki Joseph Blatter’e yapılan ağır eleştirilere karşın, 2015’de tekrar seçilmiş, beklentilerin tersine birkaç gün sonra istifasını açıklamıştı. 

Şubat 2016’da Zürich’te yapılan kongrede, başka bir ülkeden bir başkana sıra gelmedi. Yeni FIFA Başkanı, Walis Kantonu’nun başka bir köyünden olan Gianni Infantino seçildi. Dünya batsa, İsviçre batan en son ülke olur herhalde! Infantino FIFA içersindeki çalkantıları durdurabilecek mi sorusu henüz cevaplanmış değil.                                                                             

http://zhenguochansi.org/demo/razobrat-slovopo-sostavu-dogadalsya.html разобрать словопо составу догадался Gençlerde şiddete eğilim azalmaya devam ediyor

Gençlerde şiddete eğilimi -www.haberpodium.com

Reşit olmayan gençlerdeki şiddete eğilim altı yıldır gittikçe azalıp 2009’daki (4440 vaka) istatistiklerin yarısına düştü. Bu yıl açıklanan 2015 istatiğine göre, İsviçreli gençlerdeki şiddet eğilimi 1000 kişiden 3 kişiye, yabancı gençlerdeki şiddet eğilimi ise 1000 kişiden 5 kişiye tekabül ediyor. Yabancılardaki oran halen yüksek olmasına karşın, özellikle Türkiyeli ve eski Yugoslavya’dan gelen gençlerde şiddet eğilimindeki düşüş oldukça yüksek. Konunun erbabları, bu düşüşün büyük nedenin sosyal medyadan kaynaklanmasından korkuyorlar. Bir taraftan, yalnızlaşan gençlik, diğer taraftan sosyal medya yolu ile yeni şiddet metodlarının gelişmesinden endişe ediliyor. Kanımca, sosyal medya etkin bir rol oynasa da konuyu açıklamaya yetmemekte. Yeni ceza yasası, son yıllarda ekonomideki canlılık ve altı yıl öncesine kıyasla, staj yeri bulmada kolaylıklar da önemli rollere sahip. Tüm bunların yanında, istitastiklere karşı mümkün oldukça mesafeli yaklaşmak gerekir, çünkü statistikler bir an fotoğrafı gibidir ve daha çok toplumun şikâyette bulunma tavrını sergiler. İstistatiklerde de olsa, kuşkusuz gençliğin günah keçisi olarak gösterilmemesi sevindirici bir durum.

Temennim, geleceğimiz olan gençlere, ekonomik kriz gibi zor dönemlerde de perspektifler ve barış için mücadele sunabilmemizdir.

http://nurkhairulloh.com/content/lg-hg2-harakteristiki.html lg hg2 характеристики  Burka yasağı

isvicre'de burka yasagi - www.haberpodium.com

Kanton Tessin’in Eylül 2013’te halk oylamasında getirdiği Burkayı Yasaklama inisiyatifi yüzde 65 oranında oyla kabul edilmişti. Bir sonraki aşamada ise Kanton anayasasının değiştirilmesi gündeme gelmişti. Bu durumda kantonların anayasalarındaki değişikliklerin Federal Parlamento’da (Nationalrat) ve Temsilciler Meclisi’nde de (Ständerat) kabul görmesi gerekiyordu. Her iki meclis bu değişikliğı kabul ederken, İsviçre’de ilk kez, Kanton Tessin’de, Burka yasağı 1 Temmuz 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş oldu.

Olmayan bir sorundan zevk alan, Burka aracılığı ile yabancı düşmanlığını hedefleyen kimi aşırı sağcı çevreler hızını alamayıp, Mart 2016 tarihinde İsviçre genelinde Burka’yı yasaklamak hedefi ile, bir inisiyatif için imza toplamaya başladılar.

Avrupa’daki yabancı düşmanlığı yapan partiler, genelde göçmenler özelinde islama karşı yaptıkları politikalarda prim toplayınca ve bu politikalarının seçimlerde oya dönüştürdüğünü görünce, bu anti-göçmen ve islam-karşıtı propagandaların sürekli yapılması yolunu seçiyorlar. Gerek minarenin gerekse de burkanın İsviçre’deki sayısının elle sayılabilcek kadar az olması bir şey değiştirmiyor.

http://torzhokotel.ru/projects/kak-vernut-bivshego-vozlyublennogo.html как вернуть бывшего возлюбленного  İsviçre Yeşiller Partisi’nin atom santrallerine karşı inisiyatifi

Isvicre Atom santralleri - www.haberpodium.com

İsviçre Yeşiller Partisi’nin atom santallerinin açılışından 45 yıl sonra kapatılmasını isteyen inisiyatifi, 2016’da halk oylamasına sunuldu. Bu inisiyatife göre dünyanın en eski atom santrali olan Beznau I’in yanında Beznau II ve Mühleberg’in 2017 yılında AKW Gösgen’de 2024 ve AKW Leibstadt 2029 yıllarında fişlerinin çekilmesi gerekiyordu. Oylama sonucu, Yeşiller Partisi açısından büyük bir başarı teşkil etse de, ne yazık ki bu inisiyatif halk oylamasında yüzde 46 oranında kabul görerek, yeterli olmayan bir sonuç aldı. Bu sonucun en büyük nedeni, tüm sağ partilerin ve ekonomi çevrelerinin büyük direnişinin yanında, oylamadan kısa bir süre önce Ulusal Parlamento’nun kabul ettiği enerji stratejisi 2050 idi. Bu stratejiye göre Beznau I’in 2029’da kapatılması öngörülüyor ve diğer atom santrallerinin açılışından 40 yıl sonra uzun ömürlü konseptler sergilemesi isteniyor. Diğer taraftan İsviçre’nin giderek ekolojik kaynaklardan elektrik üretimini arttırması da öngörülüyor.

характеристика мальчиков из рассказа бежин луг костя Emeklilere (AHV) zam inisiyatifi

isvicre'de emeklilik-www.haberpodium.com

Emeklilere 250 franka kadar zam öngören AHFplus, sendika, yeşil ve sol çevrelerin inisiyatifi ne yazık ki 2016’daki halk oylamasında kabul görmedi. Pensiyon kasaların yatırımlarındaki gelirin düşmesi ve bunun alınan emekli aylıklarına yansımasını gidermek amacı ile bir olasılıkla Federal Parlamento’dan emekli aylıklarına 70 Franklık gibi bir artış çıkabilir. AHV önümüzdeki süreçte de birçok tartışmalara konu olacağa benziyor; Kadınların emeklilik yaşlarının 65’e, erkeklerin 67’e çıkarılması, emeklilerin reşit olmayan çocuklarına ödenen maaşların kaldırılması, dullara emeklilik aylıkların sadece reşit olmayan çocukları varsa verilmesi, vs…

таня танцует стриптиз Yaptırım inisiyatifi

isvicre'den yurtdisi edilme - www.haberpodium.com

Almancası Durchsetzungsinitiative olan yaptırım inisiyatifi, yurtdışı etme inisiyatifi (Ausschaffungsinitiative) sonrası, yine SVP tarafından halk oylamasına sunulmuştu. Küçük suç işlemelerde dahi, yabancıların yurtdışı edilmesini öngören, yurtdışı etme inisiyatifinin parlamentoda yasaya geçirilmesinden hoşnut olmayan SVP, yeni bir initiyatif ile ilk inisiyatifinin, uluslararası antlaşmalar ve yargının bağımsızlığını gözetmeksizin, kayıtsız ve şartsız yasaya uygulanmasını istemekteydi. Oysa Parlamento, örneğin hakimlere istisnai durumlarda karar hakkı tanıyordu. Bu yeni inisiyatif 2016 yılında halk oylamasına gitmiş, tüm diğer parti ve sivil örgütlerin desteği ile, yüzde 59 gibi büyük bir çoğunlukla reddedilmişti. Bu oylama ile duvara toslayan SVP, yabancılar konusunu kamuoyunda canlı tuttuğu için, yine de kârlı çıkmıştır.

низкое атмосферное давление как влияет Toplu göç inisiyatifi

isvicre'de toplu göc www.haberpodium.com

Almancası Masseneinwanderung olan SVP’nin toplu göçe karşı inisiyatifi, İsviçre’ye gelen göçmenlerin sayısını kısıtlama ile ilgili idi ve Şubat 2014’te halk oylamasında kabul görmüştü. Bu inisiyatif, Avrupa Birliği ile olan serbest dolaşımı sağlayan ikili antlaşmaların gerekirse iptal edilmesi istenmekte ve göçü kontenjana bağlayarak, örneğin yabancıların aile birleşimini ve sosyal yardım alabilmesini engelleme, iş pazarında İsviçre’de oturanlara öncelik tanıma istemlerini içermekteydi. Söz konusu inisiyatif 2016’nın sonlarında Parlamento tarafından kabul edilip, Avrupa Birliği (AB) ile olan ikili antlaşmalara ve serbest dolaşıma zarar vermeksizin yasalaştı.

Buna göre işçi arayan bir işyeri, önce işçi kurumundan kayıtlı işsiz birisini görüşmeye davet edecek. Sunduğu inisiyatifin bu şekilde yasaya geçmesinden hoşnut olmayan SVP, diğer partilere anayasayı çiğnedikleri suçlamasında bulunsa da, yeni yasaya karşı referanduma gitmedi. SVP’nin yan kurumu olan AUNS (Bağımsız ve Tarafsız bir İsviçre Hareketi), bu yazının kaleme alındığı sıralarda, SVP’yi de şaşırtan bir açıklamayla, AB ile olan serbest dolaşımı da kapsayan ikili anlaşmaların iptali için bir inisiyatif başlatarak imza toplamaya gideceğini bildirdi. Ayrıca, referunduma başvuru süresinin son gününde, SP üyesi bir üniversite profesörü olan Nenad Stojanovic, bu yasanın Parlamento’dan bu şekilde geçmesine karşı referanduma gideceğini belirtti. Bu girişiminde, SVP’nin mağdurluk politikasını engellemeyi hedefleyen Nenad Stojanovic, bu yola halktan olur almak için başvurduğunu belirtiyor. Bilindiği gibi, referendum için İsviçre genelinde 100 gün içerisinde, oy hakkına sahip kişilerden elli bin geçerli imza toplamak gerekiyor.

воронины где галина En sıcak ve kurak Sonbahar 2016

Isvicre'de kurak iklim - www.haberpodium.com

Alman kökenli Hildegard Knef, “Dünyanın sonu Zürich gölü kenarında, gölgede otuz derecede geldi” der, bir aşkın, bir sıcak yaz gününde bitimini anlatan şarkısında. Yazların sıcağına, kuru geçmesine alıştık, ancak sonbaharın 2016’daki kadar sıcak ve kuru geçmesi, kayıtlar yapıldığından beri hiç raslanmamış bir olgu. Bırakın Noel’i, yılbaşına da karsız girdik. Kayak merkezlerinın bir kısmı teleferiklerini hiç çalıştırmadı. Bazıları, makina gücü ile, ki oda gereken soğuğu yakalayabiliyorsa, suni kar üretmeye gitti. Öyleki, kayak yapılabilmesi için üretilen kar, sadece kayak şeritlerine yetebiliyor ve yeşil çimenlerin yanında, kara koyunun sırtındakı alaca beneklere benziyor.

2016’nın son haftasında, daha henüz yılbaşı havai fişekler atılmadan iki üzücü haber geldi: aşırı sıcaklıklar ve kuraklıklardan dolayı Tessin ve Graubünden Kantonlarında orman yangınları tüm çabalara karşın bir hafta süreyle devam etti.

Bu gerçeklik bizlere, iklimin değiştiğini, küresel ısınmanın arttığını, bağırarak sesleniyor. Bu gidişatın bir kısmında biz insanoğlu ve kızının sorumluğu bulunuyor. Dünyanın ve doğanın bize vereceğinden daha fazlasını sağmaya çalışıyor ve elde edileni de adaletsiz bir şekilde dağıtıyoruz. Temennimiz daha sosyal ve adaletli bir dağılımın biz insanlara eşlik etmesi.

состав сборной россии по футболу 2017 2018 Dünyanın en uzun tüneli Gotthard açıldı

17 yıllık çalışmalardan sonra, 57 km ile dünyanın en uzun olan tüneli hizmete girdi. Günde 260 yük treni ve 65 yolcu treni aktarma kapasitesine sahip olan Gotthard tüneli 1 Haziran 2016’da, Angela Merkel und Alexander Dobrindt, Francois Hollande, Matteo Renzi gibi uluslararası önemli politikacılarının da aralarında bulunduğu büyük bir gösteri ile açıldı.

SVP’nin ulusal parlamenterlerden Sylvia Flückiger, Federal Hükümet’e bir soru önergesi ile, “Allah’a yaklaşma anlamına gelen Derviş danslarının açılış gösterilerinde yer almasının, İsviçre’nin kendi kültüründen uzaklaştığı anlamına gelmiyor mu?” sorusunu yöneltti. Konu Flückiger için o kadar önemliydi ki, gösterilerin yapıldığı gün kendi doğum gününü kutlamasından dolayı gösterilere katılamamış olmasına karşın, bu denli önemli bir ulusal sorunu savsaklamamak gerektiğini düşünüyordu. Federal Hükümetin cevabında ise, Derviş dansına benzetilenin, ot desteleri olduğunu belirtiyor.

 

http://sunmoon-japan.net/demo/kraski-holi-svoimi-rukami-iz-krahmala.html краски холи своими руками из крахмала 2017 Yılında Gündeme Gelecek Olan Konular

http://a3-electro.ru/images/igrat-karti-pasyans-4-masti.html играть карты пасьянс 4 масти Yeni vatandaşlığa geçme yasası 2018’de yürürlüğe giriyor

isvicre vatandasligi - www.haberpodium.com

Ulusal Parlamento, 1.1.2018’de yürürlüğe girecek olan vatandaşlığa geçme yasasını 2016 yılında yeniden düzenlemişti. Buna göre, vatandaşlığa başvurmak için İsviçre’de 12 yerine, 10 oturum yılı yeterli olacak. Ancak, başvuru sahibinin yerleşme hakkını içeren C oturumlu (C Ausweis) olması gerekiyor. Daha önceleri B, F ve hatta N oturumlularda diğer şartları yerine getirdiklerinde, bireyler vatandaşlık için başvurabiliyorlardı. Yeni yasaya göre ayrıca, kişinin başvurudan önceki son üç yıl sosyal yardım almamış olması (eğitim gören çocuklar için geçerli değil) ve oturduğu yerin dilini iyi bilmesi gerekiyor. Bu kıstaslar en az uyulması gereken kıstaslar. Kantonlar kıstasları daha da katılaştırma olanaklarına sahip.

составляем организационную структуру Üçüncü nesil için kolaylaştırılmış vatandaşlık

isvicre'de 3. nesil icin kolaylastirilmis vatanadaslik - www.haberpodium.com

Waad Kantonu’ndan İtalyan kökenli ikinci nesilden, Ada Marra bu yasa önersini sekiz yıl önce vermişti. Geçen sene Parlamento’ya gelen ve olumlu bir sonuç ile geçen bir yasa tasarısı, üçüncü neslin kolaylaştırılmış vatandaşlıktan (Erleichterte Einbürgerung) yararlanmasını öngörüyor.

SVP’nin dışında diğer tüm partiler tarafından desteklenen yasa, İsviçre’de yılda beş bin kişiye kolaylaştırılmış vatandaşlıktan yararlanmayı sağlayacak ve Anayasa değişikline neden olmasından dolayı, 12 Şubat 2017’de halkoylamasında sunulacak.

Düzenleme, dede veya nenesi İsviçre’de yaşayan üçüncü neslin kolaylaştırılmış vatandaşlıktan (kısa sürmesi, az masraflı olması vs.) yararlanmasını öngörmekte. Göçmenlerin bu oylamayı (diğer tüm oylamaları da) kaçırmayıp, “Evet” demek için hemen işbaşına geçmesi gerekiyor.

спа салон в домашних условиях Şirket vergileri III (Unternehmenssteuerreform III: USR III)

İsviçre’nin uluslararası şirketlere ve holdinglere yaptığı vergi indirimleri, bunların İsviçre’ye yerleşmesine kolaylık ve cazibelik sağlıyordu. Bu uluslararası standartlara uygun değildi ve bundan dolayı İsviçre uluslararası alanda eleştirilere ve baskılara maruz kalmıştı. Bu durumu uluslararası standartlara uygun kılmak için kısa adı Unternehmenssteuerreform III (USR III) olan yeni bir şirket vergileri reformu yapmak gerekli oldu. Ancak, bu reformla birlikte uluslararası standartlara uygun bir şekilde şirketlere yenilik ve araştırmalar konularında yeni vergi imtiyazları getirilmek istenirken, yerli şirketlere de yeni vergi indirimleri talep edilmekte. Diğer taraftan, kârdan da vergi indirimi öngörülüyor. Federal Hükümet, kantonların açığını kantonlara ödediği gelir vergisi payından yüzde dört oranında arttırma ile kantonların bir kısmının kaybını karşılama yolunda gidiyor.

Federal Hükümet yeni reformla kaybın 800 milyon frank olacağını tahmin ediyordu. Oysa şimdiki verilere göre bu rakam 4 milyar Frank (belki daha da fazla). Bu farkı kapatmak ancak vatandaşlardan alınan vergilerin yükseltilmesi, sağlık, sosyal, eğitim ve toplu taşımacılık alanındaki yatırım ve harcamaların kısıtlaması ile olanaklı olabilecek.

Bu sebeplerden dolayı, Yeşiller, SP ve sendikalar konuyu referanduma götürmek için imza topladılar. 12 Şubat 2017’de oylamaya gelecek olan şirket vergileri referandumuna, Yeşiller, SP ve sendikalar “Hayır” diyor. Bu, reformun yükünün dar gelirli kesime yıkılmasını istemeyenlerin “Hayır” demesi gereken bir oylama.

2017 yılına hoş geldin derken, yeni yılın sizlere, çevrenize ve tüm insanlığa adaletli bir barış yılı olmasını diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasim Sancar- www.haberpodium.com

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi (Grünen) Bern Kanton Milletvekili

 

 

Büyük bankalardan Credit Suisse‘in Global Wealth Report (Küresel zenginlik raporu) geçen 22 Kasım’da kamuoyuna açıklandı. Rapora göre, İsviçre dünyanın en zengin ülkesi. İsviçreli ergin bir kişi ortalama 562 bin dolar servete sahip. Ancak bu tabi ki ortalama bir servet. Gerçek ise, servetin yüzde ellisinden fazlasını nüfusun yüzde ikisinin (dünyada yüzde bir) elinde olması.

Başka bir tespit ise, dünyadaki servetin artmasına karşın, gelir dağılımının senelerdir adaletsiz gelişiminin devam etmesi. En az zenginliğe sahip dünya halkının yüzde ellisi, zenginliğin ancak yüzde birine sahip. Çok çarpıcı ve sosyal politika açısından affedilmemesi gereken bir durum ile karşı karşıya bulunmaktayız. Buna karşın, sağ ve yeni liberal politika yürüten merkez partiler, bütçeler aracılığı ile yoksul ve orta kesimden alıp, zengin kesime aktarma politikalarına daha da kuvetli sarılıyorlar.

Bir örnekle Kanton Bern politikasına bakalım;

Kanton Bern’de 2014 yılında oldukça büyük bir kısıtlama paketi oluşturulmuştu. Kanton Parlamentosu’nda çoğunluğu oluşturan sağ ve merkez partiler, sosyal yardım, engelliler alanında kısıtlamalar vs. yanında bir de hastalık sigortası primlerine devletin yaptığı yardımları azaltmak yoluna gitmişti. Engelliler alanındaki bazı kısıtlamaların gerçekleşmesine engel olabilmiştik, ancak sosyal alandaki bazı konulara ne yazık ki engel olamadık.

Isvicre ekonomisi- www.haberpodium.com2014 kısıtlama paketinin bir boyutu da, gelir seviyesi düşük kişi ve ailelere devletin yapmış olduğu hastalık sigorta primlerin için yapılan yardıma (Krankenkassenprämienverbilligung) dokunmuştu. Bunu engellemek için Yeşiller Partisi önderliğinde SP gibi diğer sol parti ve sendikalar ile birlikte, hem bir referandum, hem de bir inisiyatif için imza toplayıp, konuyu halkoylamasına götürmüştük. Bundan dolayı yapılan halk oylamasında, referendumu büyük bir çoğunlukla kazanmıştık. Kanton Hükümeti geri almak zorumda kaldı. Elde ettiğimiz başarıdan sonra inisiyatifi geri çektik, çünkü gerek kalmamıştı.

Kasım ayındaki Parlamento toplantılarında, Bern Kanton Parlamentosu’ndan sağ ve orta partilerin desteği ile geçen vergi stratejisi, ne yazık ki önümüzdeki yıllarda, yeniden 250-300 milyon franklık bir kısıtlama paketinin yapılması kararına bağlandı. Yapılan kısıtlamar, şirket vergilerinin düşürmesi şekinde şirketlere hediye edilecek ki Bern’e gelsinler! Oysa, vergi indiriminin, şirketlerin bir kantona gitmesinde rol oynamadığını, şimdiye kadarki veriler kanıtlamaktalar.

Bern Kantonu’nun 2012 yılındaki sosyal raporuna göre, Kanton Bern’de nüfusun yüzde 12’si fakirlik tehlikesi sınırında yaşamakta. Araştırmalara göre bu oran ülke geneli için de geçerli bir gerçeklik. Özellikle çok sayılı çocuklara sahip aileler ve çocuklarıyla yaşayan eşlerinden ayrılmış bayanlar, bu fakirlikten en çok nasibini almakta.

Çocukların, kuru bir ekmek için kavga ettiği zengin bir ülke, ancak dengesiz gelir dağılımı ile zengin olur elbette. Dünyanın en zengin ülkesindeki fakirliğin yüz kızartıcı bir durum olması gerekiyor.

Bern Kantonu’nda hangi alanlarda ne kadar kısıtlamalara gidileceğini önümüzdeki yıl göreceğiz. Sağ partilerin güçlü olduğu Kanton Bern’de, özellikle eğitim ve sosyal alanda yapılması beklenen bu kısıtlamalara karşı elbette yeşil ve sol partiler olarak direneceğiz. Bern Kanton seçimleri Mart 2018’de yapılacak. Anlaşılan seçimden bir yıl öncesinden itibaren politikada sıcak, ancak dargelirliler için soğuk bir yıl olacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasim Sancar-www.haberpodium.com

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi Bern Kanton Milletvekili

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

Bern Kantonu, 5959 km2’lik yüzölçümü ile Graubünden Kantonu’ndan (7105 km2) sonraki en büyük kanton olma özelliğini taşıyor. Nüfus olarak da,  1 milyon nüfusu ile Zürich’ten (1,5 milyon) sonra, İsviçre’nin en çok nüfusuna sahip olan ikinci büyük kantonu. Diğer birkaç kantonun yanında Bern Kantonu da, Almanca ve Fransızca olmak üzere çift dilli (bi-langue) bir kantondur.

1970‘li yıllarda, öğrencilik dönemimde Türkiye’de günlük bir gazetede İsviçre’de bir köyün bağımsızlığını ilan ettiğini okumuş, „merkezi ademiyetçi“ düşüncemizle bu duruma biraz şaşırmıştım. Nasıl olur da bir köy bağımsızlığını ilan edebiliyor ve devlet de buna seyirci kalıyordu? Bizde olsa o köy haritadan silinir, bağımsızlığı tatmasına izin verilmez. Haber tam nere ile ilgiliydi bilemiyorum ancak, bildiğim kadarı ile bu yıllarda Bern Kantonu dışında başka kantonlarda bu denli tartışmalı kopuşların olmayışıydı.

Jura Kantonu - Bir kopuş mücadelesi

kanton gern-www.haberpodium.com

Jura bölgesi yıllar süren mücadelesi ile, 165 yıl sonra, 24 Eylül 1978’de yapılan bir halk oylaması sonucunda Bern Kantonu’ndan ayrılıp İsviçre’nin en genç Kanton olma özelliğini kazandı. Öyle ki, bu mücadeleli dönemde, Jura bölgesine Bern plakalı arabalarla gitmek her babayiğidin kârı değildi. Demiryollarına, çeşmelere bombalı suikastların yapıldığı dönemlerdi bu dönemler.

Jura, Fransızca konuşulan bir kantondur. Ayrılıktan yana olanlara halen Fransızca’dan gelen „Separatisten“ (Ayrılıkçılar) terimi kullanılır. Seçim sonuçlarını Jura’nın Bern Kantonu’da kalmasından yana etkilemek isteyen Bern Kanton Hükümeti’nin oylama sırasında „kara bir kasa“ kullanması daha sonra başına iş açacaktır. Federal Parlamento binası daha önceden yapıldığı için girişte duvarla tavanın birleştiği köşelerde betondan tüm kantonların flamaları yapıştırılış bulunmaktadır. Jura Kanton flaması ise fark edilebileceği gibi, daha sonradan yer kalmadığı için „yabancı bir parça gibi“ bir yerlere sıkıştırılmaya çalışılmıştır.

Bern’den kopuşlar devam ediyor

Jura’nın Bern Kantonu’dan kopmasından sonra, kendisinin de ayrılmak istediğini vurgulayan 70 nüfuslu Vellerat Belediyesi, kendisinin Bern Kantonu tarafından işgal edildiğini savunup, kendini „İsviçre Bağımsız Belediyesi“ ilan eder. Kanton sınırları Anayasa’da belirtildiği için, 1996 yılında bu belediyenin Bern Kantonu’dan ayrılabilmesi ve Jura Kantonu ile birleşebilmesi için, İsviçre genelinde halk oylamasına gidilir. Bu tür ayrılmalarda, genel halk oylaması zorunluluğu daha sonra Anayasa’dan çıkarılır. Yüzde 91,7 oranında kabul oyu verenler neden olarak, „kendi kaderini tayin hakkı“ doğrultusunda oy kullandıklarını söyleyeceklerdir.

Bern Kantonu’ndan kopmalar sona ermedi. Kanton’da halen Fransızca konuşan bir kesim bulunuyor. Bu kesime Bern-Jura deniliyor (Jura Kantonu ile karıştırılmamalı). Fransızca konuşan Moutier şehri yıllardır ayrılma mücadelesi veriyor. 18 Haziran 2017’de, Moutier Belediye’sinde halk oylamasına gidilecek. Eğer çoğunluk ayrılmaya evet derse, şehrin çevresindeki 4 belediyede halk oylamaları yapılacak. Herhangi bir hile yapılmasın diye seçimleri Federal Devlet gözlemleyecek. Sonuç Bern Kanton’da kalma yönünde çıkarsa, belki sonsuza dek değil ama, önümüzdeki 20-30 yıl için ayrılma tartışmaları rafa kaldırılmış olacak.

Bern Kantonu’nun bir de diğer Kanton sınırları içerisinde bulunan ve Bern Kantonu ile sınırı olmayan ada belediyeleri (Exlave) bulunuyor. Bunlardan biri de Fribourg Kantonu toprakları içerisinde bulunan 48 nüfuslu Clavaleyres. Bu Belediye Fribourg Kantonu’da bulunan Murten Belediyesi ile birleşip Fribourg Kantonu’na geçecek. Yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre halkın (48 kişi) yüzde 100’ü bunu istiyor. Daha çok pratik nedenlerden dolayı, çünkü gençler buradan göç ediyor. Bu Belediye’ye görevli bulmak zor vs.

Bern Kantonu’nun daha önceleri 400 belediyesi bulunuyordu. Küçük belediyelerin birleşmesi için yapılan bazı politik girişimler sonucunda, bugün bu sayı 352’ye indi. İlerleyen zamanda bu sayının 300’e indirilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.

Kanton yönetiminin politik yapısı

Kanton Bern geniş ve dağlık bir bölge olma özelliği taşıyor. Kayak merkezleri, gölleri ve doğal güzelliği ile turizm açısından önemli bir yer burası. Bern şehri gibi tarihsel (Unesco koruması altında), eğitimsel (Üniversite ve yüksekokul), sağlıksal (Üniversite hastanesi) ve politik (Federal Parlamento) özelliklerdeki şehirleri saymazsak, Kanton Bern daha çok kırsal özelliklerdeki çiftliklerin ve köylülüğün yoğun olduğu bir yerdir.

Kanton olarak Bern

Kanton bern-Isvicre-www.haberpodium.com

Bern Kantonu aynı sağ partilerin güçlü olduğu bir bölgedir. Kanton Parlamentosu’ndaki 160 sandalyeden, Yeşiller 16, SP 33 sandalyeye sahipken, SVP 49 sandalyeye sahiptir. Orta partiler, sosyal ve ekonomik konularda maalesef genellikle sağ partilerle birlikte hareket etmektedirler.

7 sandalyeli Kantonal Hükümet’te (yürütme organı) son 10 yıl SP 3, Yeşiller ise 1 sandalye ile çoğunluğu oluşturuyordu. Parlamento’da (yasama organı) sağın güçlü olmasından dolayı, Hükümet istediği gibi davranamayıp, sağın dayattığı politikaları uygulamak zorunda kalıyordu. SP’den iki bakanın bu yıl ayrılması ile yapılan seçimlerde bir sandalye SVP’ye geçti. Böylece Hükümet’in salt çoğunluğunu sağ partiler aldı. SVP, Zürich kanadı gibi olmasa da, sonuçta kendi politikasını Bern’de de yürütüyor. Kanton Parlamentosu’nda oldukça fazla çiftçi kökenli milletvekili bulunmaktadır.

Bern Kantonu, gerek yasama gerekse de yürütme organında, Fransızca konuşulan bölge için birer kontenjan ayırmıştır. 7 kişilik Hükümet sandalyesinden en az biri de Fransızca konuşulan Bern-Jura için ayrılmıştır. Bern-Jura’dan seçilen parlamenterlerin yöresel konularda ayrıcalıkları bulunuyor.

Bern-Jura’sı için gelen konularda, sadece oradan seçilen parlamenterler ayağa kalkarak özel bir oylama yaparlar. Parlamento’daki tartışmalarda herkes kendi dilini, yani ya Fransızca ya da Almanca (daha doğrusu Bern Almancası) konuşur ve tüm konular için simultane çeviri yapılır (göçmenler için değil). Zaman zaman Bern Almancası yerine, yüksek Almanca konuşulması için yapılan yasa önerileri, hep çoğunluğun reddi ile karşılaşmıştır.

Biel (Bienne)

İsviçre’nin en büyük on şehrinden bir olan ve yine çift dilli (Almanca ve Fransızca) olan Biel (Bienne), geçmişte saat endüstrisiyle güçlü bir şehirdi. Biel, daha sonraki yıllarda, özellikle de 1970 ekonomi krizinden sonra saat endüstrisindeki rolünde zayıflar. Geçmişteki endüstri alanından gelen etkiden ve biraz da bakımsız evlerin yoğunluğu ile kiraların düşük olmasından dolayı, göçmen sayısının yoğun olduğu (yüzde 25 civarında) bir şehir olan Biel, işsizliğin (yüzde 6) ve sosyal yardım alanların oranının (yüzde 11 civarında) İsviçre ortalamasının (yüzde 3 civarında) çok üstünde olan bir şehirdir. Buradaki Hükümet ve Parlamento yönetiminin çoğunluğu sol ve yeşillerden oluşur.

Bern şehri

Bern şehri ise İsviçre’nin en yeşil ve sol özelliklerdeki şehridir. Hem Hükümet’te, hem de Parlamento’da sol ve yeşiller çoğunluktadır. Federal Parlamento’ya ve Hükümet’e ev sahipliği yapan Bern, bundan dolayı da polit-şehir olarak tanımlanmaktadır. 145 bin nüfuslu şehrin iş alanı nüfusundan daha fazladır. Bürokrasi ağırlıklı bir şehirdir Bern. Turkuaz renkli Aare nehrinin şehrin ortasından geçmesi, köprülerinden, yazın ortasında bile bir gelinlik giymiş gibi Alplerin görünmesi, sosyal, dayanışmacı ve ekolojik politikasının yanında, başka bir güzellik de katar Bern’e. Bern şehrinde, İsviçre’deki göçmenler ve sosyal konularla ilgili oylamalarda hep en olumlu sonuçlar çıkarmıştır. Bunda elbette ki yıllardır sürdürdüğümüz özverili çalışmaların da etkisinin olduğu düşüncesindeyim. Sağ partilerin 1992’ye kadar Parlamento ve Hükümet’te çoğunlukta olduğunu göz önünde tutarsak, kısa sürede uzun bir yol kat ettiğimizi düşünüyorum. 

 

 

 

 

 

 

 

Hasim Sancar- www.haberpodium.com

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi (Grünen) Bern Kanton Milletvekili

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

 

Bir önceki yazımda Kanton Bern’in siyasi yapısını ve politik çekişmeleri ele almıştım. Bu kez ise Kantonu ekonomik politikaları boyutu ile ele almak istiyorum.

Kanton Bern’de geçmişteki ve gelecekteki bütçe açıklarını kapatmak içi 2014 yılında oldukça büyük bir kısıtlama paketi oluşturuldu. Nedenlerden biri, Kanton Parlamentosu’nun vergi indirimi girişimi idi, ki bundan herkes gelir seviyesine göre yararlanmasına karşın, her şeyden önce iyi gelirliler iyi yararlandı. 120 milyonluk bir açıksa, yine sağın yardımı ile araba vergilerinin düşürülmesi, referandum sonucu ile gündeme geldi. 20 bin Frank’a araba alan biri, yılda 200 Frank daha fazla vergi vermek istemedi. Sağ ve çoğunluğu oluşturan Parlamento, çıkan açığı, az gelirlilere yapılan yardımların kısıtlanmasından sağlamak yolunu tuttu. 

Kanton bern- www.haberpodium.com

Sosyal yardım, engelliler alanında kısıtlamalar vs. yanında bir de hastalık sigortası primlerine devletin yaptığı yardımları azaltmak yoluna gidildi. Parlamento’daki tartışmaları sokağa taşıyıp, caddeleri ve Parlamento’nun önünü Engelli ve onlarla dayanışma gösteren insanlarla doldurduk. Engelliler alanındaki bazı kısıtlamaların gerçekleşmesine engel olabildik, ancak sosyal alandaki bazı konulara ne yazık ki engel olamadık.

2014 kısıtlama paketinin bir boyutu da, gelir seviyesi düşük kişi ve ailelere devletin yapmış olduğu hastalık sigorta primlerin için yapılan yardımdır (Krankenkassenprämienverbilligung). Bu yardımların bir kısmı Federal Devlet’ten kantonlara gelir. Kantonlar buna bir o kadar da kendileri ekleyip, halka bu meblağı dağıtması gerekir. Bu politika ile hastalık sigortası primlerinin dar gelirlilere daha fazla yük oluşturmaması amaçlanmakta. Oysa Bern Kantonu, kendi payını gittikçe düşürüp, daha az kişiye, daha az prim yardımı yapma yoluna gitmeyi amaçlıyordu. 2012 yılında 20 milyon franklık bir kısıtlamaya zaten gidilmişti. Yeni kısıtlamalar karşısında, referandum için oy toplayacağımızı Parlamento’da belirttik. Ancak Parlamento’da bu kısıtlama girişimini engellemede başarılı olamadık. Yeniden, 35 milyon franklık bir kısıtlama 85 bin kişiye yapılan devlet prim yardımlarının indirilmesi kararı çıktı. Sağ ve orta partilerin çıkardıkları yasal engellemelerden dolayı, aynı konu için hem bir referandum, hem de ayrıca bir inisiyatif için, iki kez imza toplamak zorunda kaldık. Referandumlar, çıkan yasaları engellemeye yönelik olduğu için, kısa bir süre sonra halkoylamasına getirilmek zorunda. 

Isvicre'de ekonomi- www.haberpodium.com

Bundan dolayı yapılan halk oylamasında, referandumu büyük bir çoğunlukla kazandık ve Kanton Hükümeti, primlerdeki kısıtlamaların bir kısmını geri almak zorumda kaldı. Ancak daha sonra ortaya çıkan durumda, ilgili bakanlığın yapması gereken kısıtlamanın iki buçuk katı oranında kısıtlama yaptığı ortaya çıktı. Her ne kadar, kısıtlamanın ne kadar yapılabileceğini daha önceden matematiksel olarak kestirmenin zor olduğunu kabul etsek de, iki buçuk kat daha fazla kısıtlamanın yapılması, bir niyetin göstergesi olsa gerek. Eğer Kanton Hükümeti, istediğimiz geri adımları atmazsa, topladığımız inisiyatif imzaları aracılığı ile bir daha halk oylamasına gitmemiz, kaçınılmaz olacaktır. Temennimiz hükümetin bu gerçeği görmesi.

2013’ten beri her sene, vergi gelirlerinin geriye gideceği belirtilmekte ve adeta bir nevi korku politikası yürütülmekte. Ancak, 10 milyar franklık Kanton bütçesi şimdiye kadar yıl sonunda hep artıkla sonuçlanmıştır. Olansa bu arada sağ ve orta partilerin sayesinde, dar gelirli kesime olmuştur. Maalesef kısmi başarıların dışında, Yeşil-Sol güçler olarak, bu „kaderi” tümden değiştirme olanağına şimdilik ve önümüzdeki uzun yıllar sahip değiliz. Bern Kantonu dağlık ve yayınık kalacak, politik yelpazede buna uygun kalacağa benziyor. Şehir merkezleri ve çevrelerindeki bazı seçim bölgelerinde daha da güçlenmemiz, bu durumu kısmı olarak telafi edebilir. Ancak, sağın parlamentodaki gücüne karşı, zaman zaman halkoylamalarında da kendisi gösterdiği, bizde alanlarda ve sokaklarda güçlüyüz ve bu mevzileri ter etmeyeceğiz.

Sağlık sigortasını (Krankenkasse) değiştirmek isteyenler için kısa bilgiler

isvicre'de saglik sigortalari- www.haberpodium.com

Bu günlerde herkese, kendi sağlık sigortasından önümüzdeki yıldan itibaren geçerli olacak yeni primler belirtilmekte. Primler bu sene de artarak, cep yakmakta. Kalabalık aileler için durum daha da can alıcı. Bilindiği gibi, ana sağlık sigortaları (Grundversicherung) zorunlu ve zorunlu olması da iyi. Ana sigortaların karşılayacağı giderler hepsi aynı olmasına karşın, sigorta kurumları arasında çok büyük oranda prim farklılıkları bulunmakta. Öyle ki kişi başına ayda 100 frank civarında değişebilen meblağlar söz konusu. Onun için, eğer sigorta kurumunuza borcunuz yoksa veya olan borcunuzdan dolayı icralık olmamışsanız, Kasım ayı içerisinde (çıkışın 30 Kasım’a kadar kuruma ulaşması lazım) şu anda bulunduğunuz sigortadan çıkış verip daha ucuz bir sigortaya (yeni yıldan geçerli olmak üzere) geçebilirsiniz. Çıkış dilekçesi örneğini www.comparis.ch sayfasından indirebilirsiniz. Bu sayfada aynı zamanda, devletin yaptığı pirim yardımları konusunda bilgi edinebileceğiniz yaşadığınız kantonun ilgili kurum adresi de bulunmakta.

Şimdiki çıkışı kaçıranlar, eğer en az olan 300 frank franchise sahipseler, üç aylık çıkış süresi kaçırmadan (Mart’ın sonuna kadar), Haziran ayı sonu içinde çıkış verebilirler ve başka bir sigortaya girebilirler.

Bu konularda Engelliler, Pro Infirmis şubelerinden de bilgi ve danışma alınabilir.

 

 

 

 

 

 

Hasim Sancar-www.haberpodium.com

Haşim Sancar

Pro Infirmis Bern şehri yöneticisi

Bern Çevresi Engelliler Konferansı (BRB) Yönetim Kurulu Üyesi

 

 

 Malulen Emeklilik Oranlarında Kısıtlama

Federal Mahkeme, kısmi olarak çalışanların malulen emeklilik oranlarında kemer sıkıyor

Malulen emeklilik (IVG) maaşları kişinin kazancı üzerinden hesaplanır. Kişinin mesleki durumuna ve yaşına göre bir yıllık gelir belirlenir (13. maaş dahil edilerek). Kişinin doktor ve birlirkişi raporları verilerine göre bir engelliği varsa, o engellilikle birlikte ne kadar ücret alabileceğine bakılır. Çıkan meblağ yüzdeliğe vurularak engellilik oranı belirlenir.

Bunu bir örnekle açıklayalım;

Herhangi bir meslek sahibi, daha önce çalıştığı mesleğinde yıllık 80 bin frank kazanıyordu. Çıkan bir hastalığından dolayı aynı yerde çalışıyor ama artık o meslek dalında yılda 40 bin frank kazanabiliyor. Kişi, engelliliğinden kaynaklanan yüzde elli bir kayba uğradığından dolayı, engellilik oranı yüzde ellidir. Bu da yarım malulen emeklilik maaşına tekabül eder.

Eğer kişi 45 bin frank kazansaydı, engellilik oranı yüzde 44’de düşecekti. Bu da çeyrek malulen emeklilik maaşına denk düşer.

Eğer bir kişi, malullük durumu çıkmadan önce kısmen (part time) çalışmışsa, sadece çalıştığı işe karşılık ödenen ücret bölümü sigortalanmıştır. Zaten kişi de aldığı o ücret için prim ödemiştir.

Ev hanımlarında durum

Ev hanımlarının ve çocuklu kadınların durumu biraz daha farklıdır. Çalışmayan kişilerin, çalışan evli eşlerinden kesilen primler, ödenmesi gereken yıllık en az primin iki misli ise, (ki çalışanlardan kesilen primler bunu rahatlıkla geçer) bu primler ikisi için de geçerlidir. Evli ve çalışmayan kadınların malulen emeklilik için başvurmaları durumunda, kapasitlerinin bir kısmı ev ve çocuk bakımına ayrılır ve hesaplamalarda göz önünde tutulmaz (gemischte Methode). Tabi bu yarıdaki basit hesabı biraz karmaşıklaştırır.

Federal Mahkeme’den yeni karar

4 Mayıs 2016 tarihinde, Federal Mahkeme bir kararla (9C_178/2015) son on yıllık bir politikayı değiştirme yönünde adım attı. Luzern Malulen Emekli Kurumu (IV), kanton mahkemesinin, hastalanıp hiç çalışamıyacak durumda olan bir kadın için verdiği yüzde yüz malüllük kararına itiraz ederek, konuyu Federal Mahkemeye taşıdı. 

Isvicre'de malulen emeklilik-www.haberpodium.com

Daha önce sadece yüzde 60 çalışan, ev görevi olmayan (çocuksuz ve evli değil) bir kadına, gönüllü yüzde 40 oranında çalışmaktan vazgeçtiği için, yüzde yüz yerine yüzde 60 oranında malullülük tanıyıp üçte bir maaş bağlanması kararı vermiştir. Oysa şimdiye kadar yapılan hesaplar gibi, bu kadının ev işlerinde de yüzde 10 oranında bir engelliliği hesaplanmış olsaydı (şimdiye kadar olan pratik), bu kadın tam malulen emeklilik maaşı almış olacaktı. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda kararı olmasına karşın, Federal Mahkeme bu kararın henüz yürürlüğe girmemesinden dolayı, kararında diretiyor. Bu karar kısmı çalışan insanları ve özellikle kadınları, sosyal sigortalar karşısında zayıflatıp, kısmı çalışmaya karşı bir nevi tavır koymadır ki, bunun kabullenecek bir yanı yoktur.

Bu kararın, kısmı çalışanlar için, malullük durumunda vahim sonuçları olacak. Örneğin yüzde 50 çalışan biri, hiç çalışacak durumda olmasa da tam malülen emekli maaşı alabilme durumu olmayacaktır.

Kişi tam değilde, dörte üç, yarım veya çeyrek malulen maaşı haketmişse, en yüksek emeklilik ve malulen emekli maaşı olan 2350 frank üzerinden, yukarıdaki oran üzerinden ve kişinin daha önceki kazanç ve ödediği primler üzerinden bir maaş alır. Bu durum yılda bir milyon frank kazanan Merkez Bankası müdürünün, bir engellilik durumu yaşayıp daha sonra en fazla 500 bin frank kazanması durumunda da böyledir. O da yüzde elli bir kazanç kaybına uğradığı için, ayda en fazla 1175 frank malulen emekli maaşı alabilecektir. Evlilerde, eşlerden ikisi de maaş alıyorsa (AHV veya IV farketmiyor), kendilerine en fazla en yüksek maaşın bir buçuk kısmı ödenir. Malulen emeklilik maaşı alan birisinin reşit olmayan çocukları için de malulen emeklik maaşları bağlanır.

Oranlara tekabül eden malulen emeklilik maaşı:  

- Yüzde 40’ın altında bir engellilik için malulen emeklilik maaşı öngörülmüyor.

- Yüzde 40 ile 49 oranı için çeyrek, yani dörtte bir maaş

- Yüzde 50 ile 59 oranı için yarım maaş

- Yüzde 60 ile 69 oranı için dörte üç  maaş

- Yüzde 70’den itibaren tam maaş

Merkez Bankası müdürü bir hastalıktan dolayı artık eski maaşı yerine 620 bin frank kazanırsa, eksik kalan 380 bin frank yüzde 38 yapar ve malulen emeklilik maaşı almaya hak kazanamaz.

Eğer bu müdür 20 bin frank eksik kazanmış olsaydı, malullülük oranı yüzde 40 olacak ve çeyrek malulen emeklilik elde edip, ayda en fazla 587 frank alabilecekti.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, malulen (IV) veya normal emeklilik (AHV) durumlarında, eve giren gelir tamamlayıcı ödemeler (Ergänzungsleistungen) bütçesinin altındaysa, başvurulduğu takdirde, en az hastalık sigortasının bir kısmı (Prämienverbilligung) bu sigorta tarafından karşılanır. Tamamlayıcı ödemeler, emekliler (AHV) ve malulen emekliler (IV) için öngörülen maddi ek desteklerdir.

Tamamlayıcı ödemeler (Ergänzungsleistungen), tam malulen emeklilik maaşı almayan kişilerin, geri kalan kısım için eşlerin de çalışmasını bekler ve ister. Yüzde elli engelliliği olan birisinden, yüzde elli oranında da çalışması istenir. Örneğin, kişinin kendisi veya eşi çalışmıyorsa, bunların çalışıp bir kazanç elde ediyormuşcasına, bütçede bir gelir göz önüne alınır. Buna “varsayımlı gelir” denir (hypotetische Einkommen).

Kişi ve eşi çalışmıyorsa, (iş ve işçi bulma kurumuna (RAV), işsizlik parasından yararlamak için yapılan benzeri bir metodla) ayda 8 ile 10 arası, verilen iş duyurularına müracaat ettiklerini kanıtlayıp, bu kesintiyi engelleyebilirler.

 

Pro Infirmis hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi ve bulunduğunuz bölgenin büro adresi için: www.proinfirmis.ch

Bağışlar için: PC 30-13891-5