Annem beni hep korurdu…

работа вахтовым методом с проживанием

http://klvrt.ru/delo/changes-come-perevod.html changes come перевод Savaş Şengül

игра где ты на острове Meslek danışmanı ve Sosyal eğitimci

фильм приказ уничтожить HETS Cenevre ve Orleans 

http://magribart.ru/leon/moskovskaya-pensiya-skolko-sostavlyaet.html московская пенсия сколько составляет  

как делать скрины на телефоне samsung Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

http://personalizedmedicinemanagement.com/community/novoe-raspisanie-dachnih-avtobusov-orenburg-2017.html новое расписание дачных автобусов оренбург 2017  

 

причины заикания и симптоматика заикания Özgüven’e dair

Daha ben 3 yaşındayken, sadece birgün için tüm okulla birlikte gezmeye gidecektik. Bunu öğrenen annem bana: “Sen daha küçüksün. Büyünce gidersin arkadaşlarınla gezmeye.“ dedi ve ben o gün evde kaldım.

Çocuktum, bişey sormadan annemin dediklerini yapmam gerekirdi hep. Babam o anlarda işte olurdu genelde.

7yaşındayken, aynı olay yaşadım yine. Annem bana arkadaşlarımla biryerlere gitmem için daha küçük olduğumu hatırlattı yeniden.

11yaşında, okul yönetimi bizleri kayak yapmamız için bir haftalığına dağlara yollayacaktı. Herkes daha önceden kayak yapmış ve nasıl kayak yapılacağını öğrenmişti. Benimse hiç fırsatım olmamıştı kayak öğrenmeye. Bu defa da çok gitmek istedim. Ancak annem: “Sen daha küçüksün. Seni bir hafta bırakamam. Büyünce gidersin.“ dedi bu kez de.

Arkadaşlarım dışarıya yalnız giderler, Migros’tan bile yalnız alış veriş yaparlar, spora bisikletleriyle giderlerdi. Bense her yere annem ve babamla birlikte giderdim. Ailemle birlikte çok güzel günler yaşadım ancak arkadaşlarım okulda kendi güncel hayatlarını anlattıklarında, benim anlatacak pek de birşeyim olmazdı doğrusu.

Ve 24 yaşına geldim. Bu yaşta birkaç meslek yapmış ancak hepsini de yarıda bırakmıştım. Neden mi?

Çünkü evde oldukça rahattım. Annem bana güzel yemekler yapar, elbiselerimi yıkar beni pek de yormazdı. Sahip olduğum bir odam, lazım olunca annemden edindiğim param vardı.

Günün birinde babam, İngilizceyi daha iyi öğrenmem için beni bir yıllığına İngıltere’ye göndermek istediğini söyledi. Annem hemen bu fikre karşı çıkıp babamla uzun uzun tartıştı. Sonunda da şunu söyledi yeniden: “Oğlum yanlız yapamazsın sen. Daha büyümen gerekiyor, gidemezsin.“

Yukarıda çocukluk ve gençlik döneminde yaşadıklarımdan bahsettim.

Evet, benim annem gibi her anne çocuğu için çok endişelenir. Bu çok doğal, ancak bu endişe, çocukların gelişimlerinin önünde bir çok kez engeller çıkarıyor.

Burada söz konusu olan anne-babaların çocuklarına verdikleri özgüven meselesidir. Bazı gençler bu endişelerden  dolayı bugün hala diplomasızdırlar. Ailesinden özgüveni edinen çocuk, yaşamda daha daha başarılı oluyor.

Çocuklara dair duyulan kaygı ve korku özgüvenin önüne geçmemelidir.

http://r-service77.ru/leon/cherez-skolko-v-inkubatore-poyavyatsya-tsiplyata.html через сколько в инкубаторе появятся цыплята Aile gururu çocukların gelişimi önünde engel

İşlemek istediğim bir başka konu ise aile gururu. Aile için gurur ve imaj bazen herşey olabilir. Sorunları görmemek ya da yüzleşmemek için: “Benim oğlumun – kızımın sorunu yok, herşey yolunda.“ diyebiliyorlar.

Ancak her insan bir meslek ya da bir iş yapınca kendi gücüne, kapasitesine ve gerçeklerine göre yapar.

Maalesef ailelerin çocuklarının eğitimsel ve mesleki  gelişimlerini gurur meselesi yapmaları, sorunların çözümü için bir yol olmuyor.

Aile, gururdan öte, çocuklarının sorunlarını görmeli, kabul etmeli ve çözüm gücü olmalıdır. Bu çocuğun geleceği ve mesleksel yönelimi için çok önemli. Başarıya erişen çocukla  işte o zaman gurur duyulur.