Cinsellik üzerine konuşmak neden zordur? Ya da cinsel tabularla nereye kadar?

фильм приказ уничтожить Meral- www.haberpodium.com

http://magribart.ru/leon/moskovskaya-pensiya-skolko-sostavlyaet.html московская пенсия сколько составляет Mehmet Meral

как делать скрины на телефоне samsung lic. phil. Psychologe FSP

http://personalizedmedicinemanagement.com/community/novoe-raspisanie-dachnih-avtobusov-orenburg-2017.html новое расписание дачных автобусов оренбург 2017 Systemischer Therapeut

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

 

 

 

Dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi cinsellik Türkiye toplumunda da bir tabu olarak karşımıza çıkmaktadır. Cinseliğin tabulaştırılmasında bir taraftan tutucu/muhafazakâr bir toplumun yaratılması ve korunması gayesi yatarken, bir taraftan da buna referans olarak dinlerin ve inanç sistemlerinin yaptırım gücüne sığınarak gerekçelendirilmesini sebep olarak gösterilebilirim.

Özellikle yasakçı denetleyici ve cinsellikle ile ilgili bir çok yalan yanlış bilgi kirliliğine sebep olanlar, özellikle de muhafazakâr siyasiler ve din adamları, bireylerin doğru bilgilenmesini engellerken, toplumsal sorunlara dönüşen davranış ve düşünce bozukluklarına ve bozulan insan ilşkilerine de zemin hazırlamaktadırlar.

İnsanlar cinsel hastalıklara yakalandıklarında ya bunun bilincinde olmadıklarından, ya geç farkına varmaktadırlar ya da utandıkları için, topluma ve diğer insanlara karşı yüzlerini kaybetmemek uğruna, tedaviye gitmemektedirler. İşin en vahim tarafı da hastalıkları sevdikleri eşlerine bulaştırarak, sorunların büyümesine neden olmaktadırlar.

Dini açıdan meseleye getirilen yaklaşım, bu hastalığa yakalananlara verilmiş bir ceza ve bu cezayı çekenlerin arsız ve ahlaksız oldukları sonucuna vardırmaları, meseleyi daha da konuşamaz hale getirmektedir.

причины заикания и симптоматика заикания HIV ve AIDS

isvicre'de cinsel hastaliklar- www.haberpodium.com

Öncellikle cinsel ilişki üzerinden bulaşan hastalıkların başında insanların aklına ilk gelen çağımızın ‘ölümcül’ virüsü HIV gelmektedir. HIV sonucunda oluşan hastalık AIDS, doğrudan ölümü çağrıştıran bir ‘metafora’ dönüştürülerek bu insanlara mesafeli duran bir topluma dönüşmemiz ve onları sanki bu dünyanın lanetlileri gibi görerek, insafsız varlıklara dönüşmüş insanlarla birarada yaşamaktayız.

Cinsel yolla bulaşan diğer başka hastalıklardan olan Hepatit.B virüsüde aynı derecede tehlikeli olmasına rağmen, HIV kadar mağdurlarının ötekileştirilmediği görülüyor. Bunun en temel sebebi de HIV virüsünün hikayesi ile ilgilidir.

Dinci ve muhafazakâr kesim için genellikle çağımızın en büyük ve sarsıcı cinsel hastalığı olarak gösterilen AIDS’i sadece bu dünyada yerleri olmayan ve cezalandırılması gereken eşcinsellerin hastalığı olarak görmesi büyük bir yanılgı ve yanlıştı. 1970’li yılların sonu 80’li yılların başında bu hastalığın ilk olarak eşcinseller arasında olduğuna dair iddiaları öne sürenler, bu hastalığın kısa zaman diliminde heteroseksüllerde de çıkmasıyla susmak zorunda kalmalarına sebep olurken, meselenin sadece bir gurubu değil bütün toplumu tehdit eden ve insanlığın geleceğini kurutan bir duruma dönüşmesi, daha konuşulur hale gelmesini sağladı.

Özellikle 80’li yılların sonuna doğru heteroseksüellerde daha çok yayılması dünya sağlık örgütünü de (WHO) hareketlendirdi ve bir dizi önlemler almaya itti. HIV virüsünün bulaşma yolları üzerine toplumu daha aydınlatıcı ve bilgilendirici kampyanlara ve bilimsel araştırmalara büyük paralar ayırarak bir çok ülkede eş zamanlı kampanyalar düzenlediler. Ünlü sanatçıların katılımıyla yapılan etkinliklerle HIV virüsü tabu olamktan çıkarıldı ve toplumsal bir gerçeklik olarak konuşulur hale geldi.

Her şeyden önce toplum ve birey “HIV nedir?”, “AIDS nedir?” ayrımını daha iyi öğrenmeye başladı. Bir çok insan hala bu ayrımı bilmemektedir. Burada kısaca açıklamak gerekirse;

insan bedeninin direncini yok eden virüsün adı HIV (Human Immundeficiency Virus) dir ve sebep olduğu bir grup hastalık belirtisi AIDS (Acquired Immun Deficiency Syndrom) hastalığı olarak tanımlanır. HIV insanın bağışıklık sistemini olumsuz etkiler ve bir dizi hastalıkarın çıkmasına zemin hazırlar. HIV virüsü bulaştıktan sonra üç ay sonra yapılan bir test ile tespit edilebilmektedir. AIDS hastalığı kişiden kişiye değişiklik göstererek 2 ile 10 yıl arasında açığa çıkabilmektedir.

Yüzyılımızın ölümle özleştirilen metaforu olarak gösterilen HIV, son 10 yıl içerisinde geliştirilen ilaçlı tedavilerle tamamen yok edilemese bile, sadece AIDS hastalığına dönüşmesi geciktirildi dersek yanlış olmaz. Yeni ilaçlarla bir taraftan tedavi ile beraber bu virüsle yaşayan insanların umutları ve cesareti artarken, bir taraftanda sanki hala bir şey olmazmış gibi yaşayan, nasıl olsa ilaçlar geliştirildi ve her şey yolunda havasında yaşayan sorumsuz davrananların olması da ayrı bir sıkıntı olarak günümüzde yaşanmaktadır. Hala meseleyi hafife alarak, korunmadan cinsel ilişki yaşayanların sayısı son yapılan istatistiklerde dikkati çekmekte. Tam da burada mesleyi daha da derinlemesine ele alarak toplumu bilgilendirerek, bu virüsün yayılmasını engelleyecek davranışların öğretilmesi gerekmektedir.

Cinselliğin tabulaştırıldığı toplumlarda işimizin daha zor olduğunu kabul etmek zorundayız. Diğer önemli boyut ise HIV’in AIDS’e dönüşmesini geciktiren tedavinin çok masraflı ve pahalı oması. Üçüncü dünya ülkelerinde tedavinin pahalı olmasından dolayı bir çok insan bu hastalıkla yüz yüze bırakılmaktadır. Özellikle Afrika ülkelerinde tam bir facia olarak durumu görebiliriz.

http://r-service77.ru/leon/cherez-skolko-v-inkubatore-poyavyatsya-tsiplyata.html через сколько в инкубаторе появятся цыплята Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar

где найти катану isvicre'de cinsel hastaliklar- www.haberpodium.com

Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların başında da şunlar gelmektedir: virüslerin neden olduğu siğiller, uçuklar, bakterilerin sebep olduğu bel soğukluğu, frengi, parazitlerin neden olduğu uyuz, kasık bitini sıralayabiliriz. 

Hastalıkların bir kısmı rahat tedavi edilirken, AIDS ve Hepatiti B gibi hastalıkların bugün tedavisinde zorluklar da bilinmektedir. Bu hastalıklar cinsel ilişki yolu ya da kan üzerinden bulaşırken, bazı hijiyenik durumların aksatılmasından kaynaklı da bulaşabilmektedirler.

HIV virüsü tokalaşma, ter ya da salya ile bulaşmazken, mesela bakteriel olan chlamidya salya ya da organ sıvısı üzerinden bulaşabilmektedir. Hastalık genellikle bunu taşıyan biri ile girilen cinsel ilişki sonucu, vajina, penis veya anüsten bulaşan mikroplar ya da virüsler sonucunda ortaya şu belirtilerle çıkar: cinsel organlarda akıntı, şişlik, ağrılı ya da ağrısız yaralar, uçuklar ve bazen de kaşıntı ve kızarmalar. Bazı durumlarda da başlangıçta hiç bir belirti olamadan da seyir edebilir. Bundan dolayı sağlıklı görünen taşıyıcı biriyle girilen cinsel ilişkide hastalık kapmak ya da bulaştırmak daha kolay olabilmektedir.

поменять права в москве юао Hangi durumlarda hekime gidilmelidir?

Erkeklerde akıntı olduğunda kadınlarda da olağan durumun dışında bir akıntı olduğunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. Cinsel ilişki dışında bazı hastalıklar kullanılmış iğne, kullanılmış jilet, anneden bebeğine hamilelik esnasında kan yoluyla ya da doğum sonrasında emzirme ile de bulaşabilmektedir. Yiyecekler, içecekler ve ortak kullanılan kaplardan ya da aynı mekanda yaşamakla bu hastalıklar geçmez.

Cinsel ilişki sırasında varsa bir bulaşıcı hastalık organ yapılarından dolayı kadınların hastalık kapması erkeklere oranla daha yüksektir. Kendini bilen ve kendinden emin olanların bu hastalıkları bulaştırmama duyarlılıkları daha yüksektir. Diğer durumlarda cinsel ilişkilerde kondom kullanmak daima koruyucudur.

Terapi seanslarında cinsellik bir konu olarak üzerinde kolayca konuşulan bir mevzuu olmaz iken, bazen de beklenmedik bir şekilde tabulaştırılmış bu konu ile ilgili her şey çok rahat konuşulabilmekte de. Cinsel hastalıklar sadece fiziksel bir sıkıntı olmaktan çok, ruhsal sıkıntılarıda içinde barındıran bir konudur. Özellikle bu konularda eşlerin birbirlerinden gizlememeleri ve koruyucu olmaları daima sorumlulukları gereği olması gereken bir tutumdur. Terapilerde de daha çok bu bilinci vererek eşlerin birbirlerine açılmalarını tavsiye etmekteyiz. 

http://morethenever.myjino.ru/leon/konstitutsionnoe-pravo-grazhdan-na-zhiloe-pomeshenie.html конституционное право граждан на жилое помещение Sıkıntıların aşılması mümkün

Ülkemizde kadın da erkek de cinselliği tabu olarak görüyor. Gördüğüm kadarıyla sorunların kaynağında büyük oranda konuşmamak/konuşamamak, yanlış bilmek yatıyor. Birçok çift konuşmadan, mutsuz bir beraberliği hiçbir çözüm yolu aramadan devam ettiriyor ilişkisini. Oysa sıkıntıları aşmanın yolunun birlikte geçtiği unutulmamalıdır. Birbirlerini bu süreçte destekleyerek, cesaretlendirerek ve ele ele vererek cinsel sorun ve sıkıntıların aşılması gayet mümkündür.