Düzenli Kahvaltı İle Kilo Sorunlarınıza Engel Olun

проблемы инженерного мышления

подсмотрел пляж рассказы Doç. Dr. B. Nazan Walpoth

работа вахтовым методом с проживанием Bern Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

http://klvrt.ru/delo/changes-come-perevod.html changes come перевод Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi

игра где ты на острове Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

фильм приказ уничтожить  

http://magribart.ru/leon/moskovskaya-pensiya-skolko-sostavlyaet.html московская пенсия сколько составляет  

как делать скрины на телефоне samsung  

http://personalizedmedicinemanagement.com/community/novoe-raspisanie-dachnih-avtobusov-orenburg-2017.html новое расписание дачных автобусов оренбург 2017 Pek çok gözlem araştırmalarında, düzenli kahvaltı yapanlarda kilo alma ve aşırı şişmanlığa yatkınlık daha az görülmüş. Günümüzde birçok insan yemek öğünleri dışında rastgele beslenmektedir. Bu tür beslenenlerde öğünler atlanmakta, atıştırmalık türden besin maddeleri tüketilmektedir.

2015 yılında ABD’den gelen bir araştırmaya göre, ABD’deki insanlar günün 24 saati beslenmektedirler.Sadece sabah 01.00 ile 06.00 arasında alınan kalori değeri en düşük bulunmuş.

AHA’dan (American Heart Assosiation -Amerikan Kalp Birliği) bir ekip, Ocak 2017’de yayınladıkları bir araştırma ile bu konudaki literatürü ayrıntılı inceliyor. Araştırmanın merkezine ise, özellikle de rasgele beslenmenin kalp-damar sağlığına olan etkileri konuyor. Dr. Marie-Pierre St-Onge (Colombia Üniversitesi New York) liderliğindeki bu ekip, söz konusu yayınların ışığında rasgele beslenmenin ileride gelişebilecek tip 2 diyabet, kalp-damar hastalığı ve aşırı şişmanlığa zemin oluşturduğunu görmüş. Pek çok epidemiyolojik araştırmada da, kahvaltı etmeme ile şişmanlık arasında doğru bir orantı ortaya konmuş. Bu gözlem araştırmalarında, düzenli kahvaltı yapanlarda kilo alma, aşırı şişmanlığa yatkınlık daha az görülürken, her gün düzenli kahvaltı yapanlarda kalp damar hastalıkları için risk faktörlerinde de iyiye gidiş ortaya konmuş. Örneğin bu kişilerde kötü kolesterol yüksekliği (LDL), iyi kolesterol (HDL) düşüklüğü veya kan basıncı yüksekliğinin daha az olduğu kayda geçmiş.

Kahvaltı yapmayanlarda beslenme öncesi ve sonrası şeker yüksekliğinde aşırı oynamalar fark edilirken, birkaç ayın şeker ortalamasını gösteren bir kan değeri olan HBA1c değerlerinde de yükseklikler dikkat çekmiş. Ancak kahvaltı etmek, kilo vermek açısından pek de etkili olmamış.

Yani, kahvaltı yapmanın şeker/insülin metabolizması için önemi büyük ve gün içi beslenme ritmimize olumlu katkıları mevcut.

Arada oruç tutar gibi diyet yapmanın kilolara, insülin rezistansına ve de trigliserit kolesterolünün düşmesine olumlu etkileri vardır. Fakat malesef ki bu tür oruç tutar gibi yapılan diyetlerin diğer kolesterol değerlerine (LDL, HDL, total Kolesterol) herhangi bir olumlu etkisi yoktur.

Pek çok araştırma geç yemek yiyenlerde, kalp-damar hastalıklarındaki risk fakörlerinde ve aşırı şişmanlıkta anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmacılar, bu geç saatin sınırının sayısal olarak belirlendiği yeni araştırmaların yapılması gereğini vurguluyorlar.

Düzensiz saatlerde rasgele beslenmenin kilo kontrolüne, kalp ve metabolik sistemimize zararları çok büyüktür. Hekimlerin hastalarını düzenli, sağlıklı, ve dengeli beslenme konularında uyarmaları çok önemli.

Kıssadan hisse;

- Kahvaltı mutlaka yapılmalı ve gün içi düzenli aralıklarla sağlıklı dengeli beslenmelidir.

- Kalori konusunda zengin olan besinlerin mümkünse daha erken saatlerde tüketilmesine dikkat edilmelidir.

- Geceleri geç saate mümkünse yemek yenmemelidir.