http://tihanyoazis.hu/tech/tramvay-nizhniy-novgorod-novosti.html трамвай нижний новгород новости                    

http://www.electromontag.in.ua/community/bolit-pod-levim-rebrom-chto-delat.html болит под левым ребром что делать İsviçre'deki haber kaynağınız.

Ayın Filmleri: The Other Side of Hope ve Tiger Girl

транспортная карта для льготников липецк

русские телки на кастинге порно Ayhan Demirden

если все возможные значения дискретной случайной величины Sinema Eleştirmeni

расписание поездов светлогорск Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

будем купаться голыми  

http://flavrful.com/dat/porno-smotret-24-chasa.html порно смотреть 24 часа  

http://academiadeidiomasfriends.es/delo/novosti-krasnoyarska-i-kraya.html новости красноярска и края  

http://71visions.ch/leon/obrazets-dogovor-peredacha-imushestva-ot-uchreditelya.html образец договор передача имущества от учредителя  

http://f-star.com.ua/love/golaya-pisya-zheni-video.html голая пися жены видео расписание варшава минск The Other Side of Hope – Umudun Karşı Yakası

евпатория фото карта

Aki Kaurismaki kendi süjesine çok bağlı rejisörlerden biri. Herhangi bir filmine gittiğinizde aşağı yukarı sizi nelerin beklediğini bilirsiniz ve yönetmen sizi yanıltmaz. Finlandiya sinemasının en önemli rejisörü, bu filminde de diğer filmlerinde olduğu gibi az konuşan karakterlerinin vasıtasıyla, parlak veya kirli renkler, şiirsel bir gerçeklikle oluşturduğu melankolik hikayesiyle sizi yavaşça avuçlarının içine alır. Bazen komik ama trajik bir ağırlıkla hareket eden hikâye, kahramanların içinde kayboldukları öyküdeki yalnızlıklarının acısını ta derinizin altına kadar hissettiren Kaurismaki’nin Umut’a dair vurgusu hep geçici ve uçucudur. Sadece bir an belki müzik çalar dans ederken usulca kendini belli eder ama burada bile trajedisine teslim olmuş bireylerin yalnızlığı esastır. Kurtuluşu değil belli ki bu yalnızlığı bir şekilde beğenen ama bu zavallılığın çok matah bir şey olmadığını bize fısıldayan yönetmen ele aldığı her şeyi kendi basit varoluşuna indirger, durulaştırıp saydamlaştırır.

Bir yük gemisi ile Helsinki’ye ulaşan Suriyeli Halid (Sherwan Haji) kömürlerin içinden çıkıp limanın karşısına geçer. Yıkanıp temizlendikten sonra da polis karakoluna giderek iltica başvurusunda bulunur. Aynı anda Wikström (Sakari Kuosmane) alkolik karısından ayrılır, yıllardır yaptığı gömlek ve kravat dağıtım işletmesini lağveder, aldığı paraları korkmadan kumara yatırır, şanslı günündedir kazanır ve bütün bu paralarla elden ayaktan düşmüş bir restoran satın alır.

Halid’in iltica işlemleri eski daktilolu ama dürüst memurlar tarafından büyük bir itina ile yapılırken, politik kararlar dolayısıyla Suriye’nin Halep kentinde yaşamanın mümkün olduğu kendisine anlatılır. Aynı anda da televizyon bombalar altındaki Halep kentindeki aktüel durumu göstermektedir. Devletlerin değil kişilerin dayanışmasını her filminde öne çıkaran Kaurismaki, büyük aktivist söylemlerin dışında bir yol izleyerek çözümlerin dayanışmayla mümkün olabileceğini savlamaktadır. Nihayetinde Halid’i çöplerin yanında bulan Vikström önce onunla dövüşür sonra da ona restoranında iş verir. İlticası red edilen Halid’in sürgün yolunda kaybettiği kız kardeşini bulmak için liman çalışanlarından kamyonculara kadar birçok insan hiç sorgulamadan ona yardımcı olmaya çalışır.

Kaurismaki günün trendleri ile dalgasını geçerken- kahramanı Vikström’e restoranında Suşi yapmayı, personelini Japon gibi giydirtmeyi bile göze alır. Onun için önemli ve kalıcı değerleri bir kez daha vurgulamaktan kaçınmaz; Müzik, insancıllığımız ve tabii ki yakamızdan bir türlü düşmeyen sevgili düşmanımız melankoli.

 

порно женщина с пиздой вместо рта смотреть Tiger Girl ( Dişi Kaplan)

İki genç kadın Berlin sokaklarının biraz altını üstüne getirmek üzere yola koyuluyorlar. Aslında Meggie kız gibi bir kız. Polis olmak istiyor ama spor sınavında başarılı olamıyor ve eleniyor. Yeni sınav ise 6 ay sonra. Bu arada boş durmamak için security okuluna başlıyor. Dersten çıktığı bir gün ona askıntılık yapan üç kendini bilmezden daha önce öylesine karşılaşıp tanıştıkları, Tiger-Tayga diyor kendisi- yardımıyla kurtuluyor ve elinde beyzball sopasıyla Tiger’ın ardından seğirtiyor. Tiger herhangi bir genç kız değil, belli uyumsuz, başka, değişik biri. Park alanında hurda bir otobüsün içinde yaşıyor. Meggie’ye Vanilla diye lakap takıyor zira ona hep toplumun beklentilerine uygun ve kendini bunun için feda etmek için fırsat bekleyen sıradan bir kadın adayı olduğunu, böyle giderse birinden hamile kalıp sonra 7 çocuk doğuracağını ama istediği hiçbir şeyi gerçekten yaşayamayacağını söylüyor.

İki kız arkadaş olup, çalıntı security elbiselerini sırtlarına geçiriyorlar, bu onlara ayrı bir güç veriyor, hep hor görülen, itilen- kakılan kadınlardan farklılar artık. Tiger nasıl insanları kendine yalvarır hale getirebileceğini, gücün yaptırabildiklerini Vanilla’ya gösteriyor. Önce her şeyi eline yüzüne bulaştıran Vanilla giderek bundan zevk almaya başlıyor. Bir Avm de müşterilerin üstlerini arıyorlar, hoşlarına giden gençlerin popolarına dokunmak, bazılarını çırılçıplak soyup zevklenmek, arada da biraz paralarını almak, sonra biraz kavga döğüş, Vanilla’nın gücün farkına varmasına neden oluyor, bu da giderek hayatının merkezi olmaya başlıyor. Gittiği Security okulundan atılıyor, hemen kendine bir gang kurup, sokakların efendisi olmaya çalışıyor.

Jakob Lass çoktandır özlediğimiz Thelma ve Louise’den beri raslayamadığımız iki kadının yasadışı hayatlarını konu ediyor. Önceki filmi Love Steak ile büyük sükse yapan genç yönetmen Mumblecore akımının Avrupa temsilcisi gibi. Aynı zamanda Fogma (dogma akımının bir türü) bağlı olan yönetmen birçok sahneyi, oyuncularına sadece neler olmasını istediğini söyleyerek, onlardan duruma uygun davranmalarını, çekim mekânında bulabildikleri eşyalarla yetinmelerini bekliyor. Bu da oyuncuların sınırsız bir özgürlük duygusuna sahip olarak, tavırlarının, diyaloglarının özgün ve yaratıcı olmasını sağlıyor. Filmin zaten anarşist tandanslı öyküsü ile formunun uyuşması, ortaya seyri zevkli, ferahlatıcı, dinamik bir oyun çıkartıyor.

Tiger Meggie’yi uslu kız olmaktan kurtarmaya çalışırken, onun da hesap edemediği bir Canavar ortaya çıkınca bundan kendisi de ürkmeye başlıyor. Karanlık yanın (gücün) büyüsüyle, yetişkin olma sorunlarının birleşmesi sonucunda, var olan kadın rollerini reddetmeyi, baş eğmemeyi, gerekirse şiddete başvurarak kendi özgür alanını yaratmayı öğrenen Vanilla’yı artık geriye döndürmek çok mümkün görünmüyor.

Alman sinemasının geleceğini belirleyeceğini düşündüğümüz bu tazeleyici, aykırı filmi kaçırmayın.